Cevizyapragi,islami site, risale i nur

Gönderen Konu: KUR,ANDA İNSAN FITRATI  (Okunma sayısı 109 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

velfecr

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 125
  • Allahım,Akidemi,sorunlarımın elinden kurtar.
KUR,ANDA İNSAN FITRATI
« : Eylül 29, 2009, 12:18:21 ÖÖ »
İslam cemaatinin eğitilmesi gizli olan fıtri duygularla ilgilidir. Bu gizli olan ve doğuştan gelen duygulara sürekli bir uyanıklık ile hakim olunmadığı, insanın arzu ve istekleri daha yüce ufuklara yönelmediği ve bu duygular Allah katından gelen daha sağlam ve daha iyi ilkelerle temasa geçmediğinde sapmanın ilk adımı atılmış olur.Dünya ihtiraslarında, nefislerin arzu ve istekleri ile doğuştan gelen eğilimlerin etkisinde boğulmak insanın gönlünü basiretten ve ibret almaktan alıkoyar. İnsanları somut günübirlik zevklerin dalgaları arasında boğar. Onların daha yüksek ve daha yüce hedeflere yönelmelerine engel olur. Böylece duyguları katılaşan insan yakın, günübirlik zevklerin ötesine uzanma yeteneğinden yoksun kalır, onlara yükselemez. Oysa Allah, insanoğlunu yeryüzündeki mahlukat arasından seçip ona halifelik görevini vermiştir.
Bununla beraber söz konusu fıtri duygular ve istekler doğuştan gelen tabii arzular olup hayatın korunması ve sürdürülmesinde gereklidirler. Yalnız onları kontrol altına almayı, belli bir düzene sokmayı, aşırı tahriklerini ve sivriliklerini frenlemeyi öğütler ki, insan onlara sahip olsun ve onları gerektiği gibi kullansın, onlar insana egemen olup istediği tarafa yöneltmesin, insanda yüce hedeflere yönelme ve daha üstün şeylere talib olma sözünü takviye etsin. Bu nedenle cemaatin eğitilmesi için bu yönlendirmeyi üstlenen Kuranın bu ayetleri bir taraftan bu istek ve duygulara değinirken öbür taraftan ahiretin maddi ve manevi zevklerinin sayısız lezzetine dikkat çekmektedir. Bu dünya hayatında kendilerini onun sevimli zevklerinde boğulmaktan koruyan ve kendi yüce insanî niteliklerini muhafaza edenler ancak öbür dünyanın nimetlerinden yararlanabileceklerdir.
Kuranın anlatım gücü yeryüzünün insan nefsine hoş gelen başlıca şehvetlerini bir tek ayette toplamaktadır. Kadınlar, çocuklar, üstüste biriktirilmiş mallar, atlar, verimli topraklar ve hayvanlar deve, sığır, koyun. Bunlar bizzat kendileri ya da sahiplerine sağladıkları diğer zevkler açısından yeryüzündeki isteklerin özünü oluşturmaktadır.Bundan sonra gelen ayette ise, diğer alemdeki başka zevkler ortaya konmaktadır, Altından ırmaklar akan Cennetler, el değmemiş eşler ve tüm bunların ötesinde Allahın rızası. Gelecek iki ayetin de arz ettiği şekilde bunların hepsi, gözlerini dünya zevklerinin ötesine diken ve gönlünü Allaha bağlayanlar içindir.
Kayıtlı
Hür bir imanın yürüyüşünde bıraktığı izlerdir bu sorumluluklar. her şeyden ve herkesten sorumlu olma, nefes alan soluklanan her şeyden.
                                                                                                                 =velfecr=

velfecr

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 125
  • Allahım,Akidemi,sorunlarımın elinden kurtar.
Ynt: KUR,ANDA İNSAN FITRATI
« Yanıtla #1 : Eylül 30, 2009, 02:25:15 ÖS »
Kadınlara, evladlara, tartı tartı biriktirilmiş altın ve gümüşe, otlağa yayılmış atlara, küçükbaş hayvanlara ve ekinlere karşı aşırı tutkunluk insanlara cazip gösterildi. Bunlar dünya hayatının nimetleridir. Oysa asıl varılacak yer Allah katındadır.
İnsanlara cazip süslü gösterildi.Fiilin burada edilgen kipte verilmiş olması onların fıtri oluşumlarının bu eğilimi kapsadığına işaret etmektedir. Bu nedenle onlara sevimli ve hoş görülmektedir. Bu, aynı zamanda bir yönden realitenin de ifadesidir. İnsanda bu arzulara yönelik bir eğilim vardır. Bu onun temel yapısının bir parçasıdır. Öz itibariyle onu ne inkar etmeye, ne de çirkin görmeye gerek yoktur. Daha önce belirttiğimiz gibi bunların kökleşmesi, gelişmesi ve bir düzen içinde varlığını sürdürmesi, beşer hayatı için zorunludur. Yalnız realiteler, insan yaratılışında bu eğilimi dengeleyen, insan hayatının yalnız bu tek yönde boğulmasına ve yüce duygularının gücünü ve ilhamını yitirmesine engel olan bir yön daha bulunduğunu da göstermektedir. İnsan fıtratının bu diğer yönü, yüce hedeflere doğru yönelme yeteneği, nefse hakim olma, bu arzulara tümüyle yönelirken nefsi en sağlıklı sınırda durdurma yeteneğidir. Bu, nefsi ve hayatı yapıcı sınırında durduran, bunun yanında hayatın sürekli biçimde terakkisini ve onun yüce davetin ufuklarına doğru yükselişini, insanın gönlünü Melei Alaya, ahiret yurduna ve Allahın rızasına bağlanmasını sağlayan fıtratın öbür yüzüdür. Bu ikinci yetenek birinci yeteneği düzene sokar, terbiye eder, onu kirden, pisliklerden arındırır, onu güvenli bir düzeye çıkarır. Böylece insanın duygusal arzuları ve günübirlik özlemleri, insanlığın özüne ve gönlünün engin arzularına, Rabbine yönelişine, Ondan sakınmasına engel olamaz. Öyleyse fıtratın bu yönü, insanlığın yüce hedeflere doğru yükselme ve yücelme çizgisidir.
Zevklere aşırı düşkünlük insanlara süslü çekici gösterildi.Öyleyse bunlar sevilen, hoş görülen arzulardır. Pis ve tiksindirici olarak görülmüş değildir. İfade biçimi onları pis görmeyi ve onlardan tiksinmeyi çağrıştırmıyor. Yalnızca yapısının ve etkenlerinin bilinmesi ve yerli yerince kullanılıp bu sınırın aşılmaması, hayatta kendisinden daha değerli ve yüce şeylerin üstüne çıkarılmaması gerektiği belirtilmiştir. Bu arzulara dalmaksızın ve onlarda boğulmaksızın zorunlu olanlarını alıp daha başka ufuklara açılmamız gerektiği ifade edilmiştir.
selam ve dua ile..............
 
Kayıtlı
Hür bir imanın yürüyüşünde bıraktığı izlerdir bu sorumluluklar. her şeyden ve herkesten sorumlu olma, nefes alan soluklanan her şeyden.
                                                                                                                 =velfecr=

velfecr

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 125
  • Allahım,Akidemi,sorunlarımın elinden kurtar.
Ynt: KUR,ANDA İNSAN FITRATI
« Yanıtla #2 : Ekim 02, 2009, 08:56:38 ÖÖ »
Evet değerli kardeşlerim.Burada İslam, beşerin, fıtratına uygun hareket etmek, ona realitesinden hareketle fıtrattan gelen duyguları baskı altına almaya ve kökünden söküp atmaya değil, eğitmeye ve ilerletmeye çalışmakla farklı bir uygulama getirmiştir. Günümüzde insanın şehevi arzularını baskı altına almaktan ve bunun zararlarından, ayrıca bu duyguları, baskı altına almak ve söküp atmaktan kaynaklanan psikolojik bunalımlardan söz edenler, bu bunalımların sözü edilen duyguların denetim altına alınmasından değil, onları baskı altında tutmaktan kaynaklandığını kabul etmektedirler. Bu ise doğuştan gelen duyguları pis olarak değerlendirmek ve onları kökten reddetmektir. O da insanı birbirine aykırı iki taraflı baskı altına sokar.
Düşüncenin veya dinin ya da geleneklerin oluşturduğu bilinçten gelen baskı. Buna göre fıtri olan duygular pis duygulardır. Hiçbir şekilde var olmaları doğru değildir.O, bir eksiklik ve şeytani bir dürtüdür, düşüncesi ile bu içgüdüleri bastırmak kolayca başarılabilecek bir iş değildir.çünkü bunlar, fıtratın derinliklerinde yer eden beşer hayatının oluşmasında önemli bir görev yapan içgüdülerdir. Hayat ancak onlarla tamamlanır. Ve Allah onları boşuna fıtrata yerleştirmemiştir. İşte burada ve bu çalışma atmosferinde "psikolojik kompleksler oluşmaya başlar.Biz birbirine zıt olan bu psikolojik teorileri kabul etsek bile İslam bunu kabul etmez. İslamın insan bünyesini, beşeri psikolojinin iki ucu arasındaki çatışmadan uzak tuttuğunu görürüz. İnsanın şehvet ve lezzet özlemleri ile yükselme ve yücelmeye duyduğu arzular arasında bir güven ortamı hazırladığını görüyoruz. Böylece İslam hem bu özlemlere hem öteki arzulara en güzel bir ortamda, dengeli sınırlar çerçevesinde, sürekli bir gelişme zemini hazırlamış olmaktadır,
Kadınlara, evlatlara, tartı tartı biriktirilmiş altın ve gümüşe, otlağa yayılmış atlara, küçükbaş hayvanlara ve ekinlere karşı aşırı tutkunluk insanlara cazip gösterildi. Bunlar dünya hayatının nimetleridir. Oysa asıl varılacak güzel yer Allah katındadır.
selam ve dua ile...
Kayıtlı
Hür bir imanın yürüyüşünde bıraktığı izlerdir bu sorumluluklar. her şeyden ve herkesten sorumlu olma, nefes alan soluklanan her şeyden.
                                                                                                                 =velfecr=

velfecr

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 125
  • Allahım,Akidemi,sorunlarımın elinden kurtar.
Ynt: KUR,ANDA İNSAN FITRATI
« Yanıtla #3 : Ekim 03, 2009, 10:01:03 ÖS »
Evet değerli kardeşlerim.Kadınlar ve çocuklar insan nefsinin güçlü arzularından birer arzudur. Bunlar kantarlarca yığılmış altın ve gümüş ile birlikte verilmiştir. Burada kantar kantar yığılmış olma biçimi beşerin mala olan düşkünlüğünü ifade eder. Eğer burada sırf mala duyulan eğilim amaçlanmış olsaydı, Mallar, ya da altın ve gümüş denirdi. Yalnız, kantarlarca yığılmış olma burada özellikle belirtilmek istenen özel bir vurgudur. Altın ve gümüşü yığmak için duyulan aşırı düşkünlüktür. Burada, malın sahibi için sağladığı diğer arzulara ulaşma imkanını gözardı etsek bile- mal yığmak kendi başına bir zevktir,
Sonra kadınlara, çocuklara, kantarlarca yığılmış altın ve gümüşe bir madde daha ekleniyor. Meraya salınmış atlar. At, bugünkü teknik çağda bile arzu edilen sevimli bir ziynettir. At, gençliğin, hareketin, kuvvetin ve güzelliğin. sevginin, kaynaşmanın ve atılganlığın sembolüdür. İnsanın yapısında genç atın görünümünü seyretmekle harekete geçen bir canlılık bulunduğu sürece binicilik mahareti olmayanlar dahi onu seyretmekten hoşlanacaklardır.
Bu arzulara bir de evcil hayvanlar deve, sığır, koyun ve arazi ekim ve dikim yapılan toprak de eklenmiştir. Bu son iki madde düşünce ve realite olarak birbirine yakındır. Hayvanlar ve verimli tarlalar. Ekinler,yeşerme ve gelişme görünümleriyle beşer için ayrı bir zevktir. Orada hayatın açması tek başına bile güzel bir manzaradır. Buna, oraya sahip olma zevkini de ilave ettiğimizde arazi ve hayvanlar arzu edilen birer varlık olarak ortaya çıkar.
Burada söz konusu edilen arzular, nefsani arzuların bir örneğini oluşturmaktadır. Bu, Kuran ile muhatab olan toplumun arzularını somutlaştırmaktadır. Bunların bazıları her zaman geçerli olan ve herkesin arzularını temsil etmektedir. Kuran bu arzuları arz ederken, herbiri kendi konumunda değerlendirilsin, sınırını aşmasın ve diğerlerine karşı taşkınlık yapmasın diye onların gerçek değerini de ifade eder.
Bunlar dünya hayatının güzellikleridir.
Kayıtlı
Hür bir imanın yürüyüşünde bıraktığı izlerdir bu sorumluluklar. her şeyden ve herkesten sorumlu olma, nefes alan soluklanan her şeyden.
                                                                                                                 =velfecr=

velfecr

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 125
  • Allahım,Akidemi,sorunlarımın elinden kurtar.
Ynt: KUR,ANDA İNSAN FITRATI
« Yanıtla #4 : Ekim 13, 2009, 04:01:12 ÖS »
Evet değerli kardeşlerim bakınız.Ayeti kerimelerin burada temas ettiği bütün sevimli zevkler  ve bunlara benzer diğer zevkler ve arzularnormal hayatın güzellikleridir. Bunlar ne yüce bir hayatın ne de engin ufukların güzellikleridir. Yakın olan bu yeryüzünün güzellikleri.Bunlardan daha iyisini arzu edenlere gelince onlara nimet Allah katındandır. O nimetler daha iyidir, zira insanın nefsini yükseltir ve onu arzu ve isteklere boğulmaktan, göklere yükselmesine engel olacak ve onu yere çakılmaktan kurtaracaktır. Daha iyisini arzu edenlere Allah katındaki güzellikler daha hayırlıdır. Bunlar aynı zamanda söz konusu arzuların yerini de doldurur.
Deki. Size bunlardan daha hayırlı olanı haber vereyim mi,Takvalılar için Rabbleri katında sürekli kalacakları, altından ırmaklar akan Cennetler, el değmemiş eşler ve Allahın hoşnutluğu vardır. Hiç kuşkusuz Allah kullarını hakkıyla görür.
Ayeti kerimenin burada temas ettiği, ve Rasulün salat ve selam üzerine olsun,takva sahiplerini kendisiyle müjdelemesi emredilen güzellikler anahatlariyle somut nimetlerdir. Yalnız bunlar ile dünya güzellikleri arasında temel bir fark vardır. Bu güzelliklere ancak muttaki olanlar erişebileceklerdir. Allahın korkusu ve Allahın zikri kalplerinde olan muttakiler. Takva bilinci hem ruhu hem de somut duyguları eğiten bir bilinçtir. Nefsi, arzu ve isteklerde boğulmaktan ve hayvanlar gibi ona uyum sağlamaktan kurtaran frenleyici bir bilinçtir. Rabblerine karşı takva sahibi olanlar, kendisiyle müjdelendikleri bu somut güzelliklerden haberdar olunca duyu organlarının kabalıklarından kurtularak arı duru, şeffaf bir düzlemde ona doğru ilerler, hayvani arzu ve isteklerden arındırılmış bir duyarlılık içinde yol alırlar. Bu kimseler, yeryüzünde bulunmakla birlikte bu yüce duygularından dolayı Allahın vaad ettiği yere varırlar.
selam ve dua ile....
Kayıtlı
Hür bir imanın yürüyüşünde bıraktığı izlerdir bu sorumluluklar. her şeyden ve herkesten sorumlu olma, nefes alan soluklanan her şeyden.
                                                                                                                 =velfecr=

ßy €@gl€

  • Yazarımız
  • *
  • Puan 14
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 1443
  • Selamun Aleykum, Hoşgeldiniz.
Ynt: KUR,ANDA İNSAN FITRATI
« Yanıtla #5 : Nisan 23, 2010, 04:18:52 ÖS »
tşkkürler
Kayıtlı
<a href="http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf" target="_blank" class="new_win">http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf</a>