Kafirler için olan, bu azabı geri çevirecek kimse yoktur. Bu azapYüce makam sahibi olan Allah tandır.
Bu azab Allah'tan olduğu için, hiç bir güç onu önleyemez. Anlamı şudur,Bu azab Allah nezdindendir ki, def olunamaz. Eğer defedecek birisi var ise, Oda Allahtır.
Allah da bunu defetmeyecektir. Zira söz konusu azab, ilahi sünnetlerdendir. İlahi Kazadır. Bundan dönüş yoktur. Burada Allahu Teala, kendisi hakkında çok anlamlı bir kelime getirmiştir:
Bu azab Yüce makam sahibi Allahtandır,Mearic,uruç kelimesindendir. Uruc ise yukarı gitmek ve yücelmek mahalli anlamındadır. Allah, kısanların yukarı çıkması ve yücelmesi için bir kısım makamlara, derecelere ve basamaklara sahiptir. Bu mana Kuranı Kerim in birçok ayetlerinde gelmiştir, örneğin
Allah katında onlar derece derecedir. Allah yapmakta olduklarını görendir.Ali İmran:163
Allah sizden iman etmekte olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin.Mücadele Suresi: 11
Dikkat ediniz ki biz, bu kelimeyi çok ağzımıza alıyoruz veya kalpten niyet ediyoruz, örneğin,bu namazı kılıyorum kurbeten ilallah diye söylüyoruz. Yani, Allaha yaklaşmak ve ona takerrübde bulunmak için.
İnsanlar, örf ve güncel hayatlarında yararlandıkları mana ve anlamları, yanlışlıkla Allah hakkında da kullanabilir ve bu mana ve mefhumların Allahla ilgili olarak doğru olduğunu sanabilirler. Halbuki Allah hakkında hakikattir, itibari ve arazi değildir.
Örneğin biz şöyle diyoruz, Falan şahıs filan makama çok yakındır. Bu sözdeki maksadımız, acaba o şahsın o makama mekan yönünden yakınlığı mıdır, Mekan yönünden mi herkesten daha yakındır,Eğer öyle olacak olsaydı, o makamın hademesi o makama herkesten daha yakın olurdu. Oysaki mekan itibariyle o makamdan kilometrelerce uzakta olan birisinin, o makama daha yakın olması mümkündür.
Burada söz konusu yakınlık tan maksat, o şahsin daha fazla mevrudi inayet öncelik hakkına sahip oluşudur. Örneğin. Hz. Peygamber (s.a.a.) Allaha diğer insanlardan daha yakındır diye söylenildiğinde, Allahın ona lütuf ve ihsanının daha fazla olduğu kast edilmektedir. Öyle zannediyorlar ki Allaha yakınlık ve uzaklık o anlamdadır.
Sadece insanlar değil, melekler dahi böyledir. Hiç bir melek mekan yönünden diğer melekten daha yakın değildir.Yakınlık lütuf ve inayetten ibarettir. Oysaki mana aleminde, gerçekten yakınlık dereceleri vardır. Durum sadece bununla sınırlı olmayıp, alemi melekut ve alemi gayb, gerçekte rütbe ve dereceleri ihtiva etmektedir. Ne sadece inayet ve lütuf azlığı ve çokluğu söz konusudur. Gerçekte insan ibadetinin eseri ile Allaha taraf yüceliyor. Her derece yakınlaştıkça, vücudu daha çok hak oluyor, hangi yöne vücudu daha hak olur ise, daha çok o yöne değişim gösteriyor. Vaziyeti, şekli, maneviyatı ve her şeyi değişiyor. Hatta biz amelimizle var oluyoruz.