Cevizyapragi,islami site, risale i nur

Gönderen Konu: Güzel Ahlak  (Okunma sayısı 40 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

вgℓαѕєѕ

  • Paylaşımcı Üyemiz
  • *
  • Puan 9
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 458
  • Selamun Aleykum, Hoşgeldiniz.
Güzel Ahlak
« : Mart 27, 2010, 06:56:40 ÖS »
Güzel ahlak, ilim ve edep öğrenmekle, iyi insanlarla arkadaşlık etmekle  elde edilir. Kötü ahlak da bunun tersidir. Yani cahil kalmak, edepsiz  olmak, kötü insanlarla arkadaşlık etmekten hasıl olur. Cenab-ı Hak,  Peygamber efendimizi överken (Gerçekte sen büyük bir ahlak üzeresin)  buyuruyor. (Kalem 4)

İyi insan, iyi ahlaklı insan demektir.  Dinimiz iyi huylar edinmemizi, kötü huylardan kaçınmamızı emretmektedir.

Güzel  ahlaka sahip kimselere gıpta etmek, onlar gibi olmaya gayret etmek  gerekir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Nimete kavuşmuş  olanlardan, tevazu gösterene ve kendini hep kusurlu bilene, helalden  kazanıp, hayırlı yerde sarf edene, fıkıh bilgileri ile hikmeti  [tasavvufu] birleştirene, helale harama dikkat edene, fakirlere  acıyana, işlerini Allah rızası için yapana, huyu güzel olana, kimseye  kötülük yapmayana, ilmi ile amel edene ve malının fazlasını dağıtıp,  lafının fazlasını saklayana müjdeler olsun.) [Taberani]

Güzel  sözler
Ahlak hakkında İslam âlimleri buyuruyor ki:
"Kötü  ahlaklı, parçalanmış testiye benzer. Ne yamanır, ne de eskisi gibi çamur  olur."
"Her binanın bir temeli vardır. İslam’ın temeli de güzel  ahlaktır."

"Kötü ahlak, öyle bir fenalıktır ki, onunla yapılan  birçok iyilikler fayda vermez. Güzel ahlak, öyle bir iyiliktir ki,  onunla yapılan günahlar bile affa uğrar."

"Yükselen bütün  insanlar ancak güzel ahlakları sayesinde yükselmişlerdir."
"Güzel  ahlak güler yüzlülük, cömertlik ve kimseyi üzmemek demektir."

"Güzel  ahlak, kimseyle çekişmemek ve kimseyi çekiştirmemektir."
"Güzel  ahlak, eziyet vermemek ve meşakkatlere katlanmaktır."
"Güzel ahlak,  genişlikte ve darlıkta insanları razı etmeye çalışmak demektir."

"Güzel  ahlak, Allah’tan razı olmak demektir. Yani hayrı ve şerri Allah’tan  bilmek, nimetlere şükür, belalara sabretmektir."

"Güzel ahlakın  en azı, meşakkatlere göğüs germek, yaptığı iyiliklerden karşılık  beklememek, bütün insanlara karşı şefkatli olmaktır."

"Güzel  ahlak, haramlardan kaçıp helali aramak, diğer insanlarla olduğu gibi  aile efradıyla da iyi geçinip onların maişetlerini temin etmektir."

"Güzel  ahlak, Yaratanı düşünerek, yaratılanları hoş görmek, onların  eziyetlerine sabretmektir."

Bir müslümana çatık kaşla bakmak  haramdır. Güler yüzlü olmayan kimse mümin sıfatlı değildir. Herkese  karşı güler yüzlü olmalıdır.

Hadis-i şerifte, Allah’a ve ahiret  gününe iman edenin, misafirine ve komşusuna ikram etmesi, ya hayır  söylemesi veya susması emredilmiştir. (Buhari)

Başkasının kötü  ahlakından şikayet eden kimsenin kendisi kötü ahlaklıdır. Başkalarının  kötülüklerinden bahsediyorsak, bu kendimizin kötü olduğunun alametidir.  Güzel ahlak, eziyetleri sineye çekmektir.

Güzel ahlaklı  olmanın alameti şunlardır
İnsaflı olmak, arkadaşlarının hatasını  görmemek, hüsnü zan etmek, suizandan [kötü zandan] kaçınmak,  arkadaşlarının eziyetlerine göğüs germek, onlardan şikayetçi olmamak,  hep kendi ayıp ve kusurlarıyla meşgul olmak, kendi nefsini kınamak,  güler yüzlü olup, herkesle yumuşak konuşmaktır.
Güzel ahlaklı kimse,  edeplidir az konuşur, hatası azdır, gıybet etmez, Allah için sever,  Allah için buğzeder, emanete riayet eder, komşu ve arkadaşını korur.  Bütün hasletlerin başı ise hayadır.

Hazret-i Hızır buyurdu ki:
(Güler  yüzlü ol, hiddetlenme! Hep faydalı iş yap, az da olsa zararlı iş yapma!  Lüzumsuz dolaşma, boş yere gülme, hiç kimseyi kusurundan dolayı  ayıplama, günahların için ağla!)

Büyüklerden Ebu Osman  El-Hayri’yi ziyafete davet ettiler. Davet yerine vardığı zaman kendine  (Kusura bakma, çok insan geldi seni kabul edemeyeceğiz) dediler. Az  gidince tekrar çağırdılar. Gelince tekrar, kabul edemeyeceklerini  bildirdiler. Böyle birkaç defa çağırıp geri döndürdükten sonra (Biz seni  denemek için bunu yaptık. Gerçekten güzel ahlaklıymışsın) dediler.  Cevabında buyurdu ki: (Bu ahlak o kadar güzel midir? Bir köpeği de  çağırsanız gelir, kovsanız gider.)

Ahlakı güzelleştirmek
Hadis-i  şeriflerde buyuruluyor ki:
(Ahlakınızı güzelleştiriniz) [İbni  Lal]

(Sizin imanca en güzeliniz, ahlakça en güzel  olanınızdır.) [Hakim]

(Ya Rabbi senden, sıhhat, afiyet ve  güzel ahlak dilerim.)
[Harâiti]

(Ben ancak güzel ahlakı  tamamlamak için gönderildim.) [Beyheki]

(Güzel ahlak,  büyük günahları, suyun kirleri temizlemesi gibi temizler. Kötü ahlak  ise, salih amelleri, sirkenin balı bozduğu gibi bozar.)
[İ. Hibban]

(Allahü  teâlâ indinde kötü ahlaktan büyük günah yoktur. Çünkü, kötü ahlaklı bir  günahtan tevbe edip kurtulursa, bir başka günaha düşer. Hiçbir vakit  günahtan kurtulamaz.)
[İsfehani]

(Bir kimse tevbe ederse,  tevbesini Allahü teâlâ kabul eder. Kötü ahlaklı kimsenin tevbesi makbul  olmaz. Zira bir günahtan tevbe ederse kötü ahlakı sebebiyle, daha büyük  günah işler.)
[Taberani]

(Güzel ahlak, senden kesilen  akrabanı ziyaret etmek, sana vermeyene vermek, sana zulmedeni  affetmektir.)
[Beyheki]

(Din, güzel ahlaktır.)
  [Deylemi]

(Müminlerin iman yönünden en faziletlisi ahlakça en  iyi olanıdır.) [Tirmizi]

(Şüphesiz güzel ahlak, güneşin  buzu erittiği gibi günahları eritir.) [Harâiti]

(Bir  müslüman güzel ahlakı sayesinde, gündüzleri oruç tutan, geceleri ibadet  eden kimselerin derecesine kavuşur.)
[İ. Ahmed]

(Bir insan  az ibadet etse de, güzel ahlakı sayesinde en yüksek dereceye kavuşur.)
  [Taberani]

(Yumuşak davran! Sertlikten sakın! Yumuşaklık  insanı süsler, çirkinliği giderir.)
[Müslim]

(Yumuşak  davranmayan, hayır yapmamış olur.)
[Müslim]

(En çok  sevdiğim kimse, huyu en güzel olandır.) [Buhari]

(Yumuşak  olan kimseye, dünya ve ahiret iyilikleri verilmiştir.) [Tirmizi]

(Cehenneme  girmesi haram olan ve Cehennemin de onu yakması haram olan kimseyi  bildiriyorum. Dikkat ediniz! Bu kimse insanlara kolaylık, yumuşaklık  gösterendir.)
[İ. Ahmed]

(Yumuşak olanlar ve kolaylık  gösterenler, hayvanın yularını tutan kimse gibidir. Durdurmak isterse  hayvan ona uyar. Taşın üzerine sürmek isterse hayvan oraya koşar.)
  [Ebu Davud]

(Cennete götüren sebeplerin başlıcası, Allahü  teâlâdan korkmak ve iyi huylu olmaktır. Cehenneme götüren sebeplerin  başlıcası da, dünya nimetlerinden ayrılınca üzülmek, bu nimetlere  kavuşunca sevinmek, azgınlık yapmaktır.)
[Tirmizi]

(İmanı  en kuvvetli kişi, ahlakı en güzel ve hanımına en yumuşak olandır.)
[Tirmizi]

(İnsan,  güzel huyu ile, Cennetin en üstün derecelerine kavuşur.
[Nafile] İbadetlerle  bu derecelere kavuşamaz. Kötü huy, insanı Cehennemin en aşağısına  sürükler.) [Taberani]

(İbadetlerin en kolayı, az konuşmak  ve iyi huylu olmaktır.)
[İbni Ebiddünya]

(Şu üç şey  bulunan kimsenin imanı kâmildir: Herkesle iyi geçinen güzel ahlak,  kendini haramlardan alıkoyan vera, cehlini örten hilm.)
[Nesai]

(Dünyada  veya ahirette özür dilemek zorunda kalacağın söz ve hareketten uzak  durmaya çalış!)
[Hakim]

(Söz veriyorum ki, münakaşa  etmeyen, haklı olsa da, dili ile kimseyi incitmeyen, şaka ile veya  yanındakileri güldürmek için, yalan söylemeyen, iyi huylu olan müslüman  Cennete girecektir.)
[Tirmizi]

(Şu altı şeyi yapanın  Cennete girmesine kefilim: Konuşunca doğru söyleyen, verdiği sözü yerine  getiren, emanete riayet eden, namusunu koruyan, gözlerini haramdan  sakınan, ellerini kötülükten çeken.)
[İ.Ahmed]

(Allahü  teâlâ buyuruyor ki: “Size gönderdiğim İslam dininden razıyım,
[bu  dini kabul edip, bu dinin emir ve yasaklarına riayet edenlerden razı  olur, onları severim.] Bu dinin tamam olması, ancak cömertlikle ve  iyi huylu olmakla olur. Dininizin tamam olduğunu her gün, bu ikisi ile  belli ediniz!) [Taberani]

(Sıcak su buzu erittiği gibi,  iyi huylu olmak, günahları eritir, yok eder. Sirke balı bozup yenilmez  hâle soktuğu gibi, kötü huylu olmak, ibadetleri bozup yok eder.)
  [Taberani]

(Hak teâlâ yumuşak huyluya yardım eder, sert ve  öfkeliye yardım etmez.)
[Taberani]

(Yumuşak olan, kızmayan  müslümanın Cehenneme girmesi haramdır.)
[Tirmizi]

(Yavaş,  yumuşak davranmak, Allahü teâlânın kuluna verdiği büyük bir ihsandır.  Aceleci olmak, şeytanın yoludur. Allahü teâlânın sevdiği şey, yumuşak ve  ağırbaşlı olmaktır.)
[E.Ya’la]

(Kişi, yumuşaklığı, tatlı  dili ile, gündüzleri oruç tutanın ve geceleri namaz kılanın derecesine  kavuşur.)
[İ. Hibban]

(Kızınca, öfkesini yenerek yumuşak  davrananı Allahü teâlâ sever.)
[İsfehani]

(Güler yüzle  selam veren, sadaka verenin sevabına kavuşur.) [İ.E.dünya]

Bir  kimse Resulullah efendimizden nasihat istedi, (Kızma, sinirlenme) buyurdu.  Birkaç kere sordu, hepsine de (Kızma, sinirlenme) buyurdu.  (Buhari)

Sual:
İyi insan olmak için ne yapmak gerekir?
CEVAP
İyi  insan olmak için kâmil yani olgun müslüman olmak gerekir. Zaten  müslüman, iyi insan demektir.
Allah indinde mümin çok kıymetlidir.  Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Müminler, öyle  kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalbleri titrer, Allah’ın âyetleri  okununca, imanları kuvvetlenir ve yalnız Rablerine dayanıp güvenirler,  namazı doğru kılar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden [Allah’ın  razı olduğu yerlere] harcarlar.) [Enfal 2-3]

(Müminler,  muhakkak kurtuluşa ermiştir. Namazlarını huşu içinde kılar, boş ve  lüzumsuz şeylerden yüz çevirir, zekatlarını verir, iffetlerini korur,  emanet ve ahidlerine riayet ederler.)
[Müminun 1-8]

(Onlar,  Allah’ın ahdini yerine getirir, verdikleri sözü bozmaz, Rablerinin  rızasını isteyip sabreder ve kötülüğü iyilikle savarlar.)
[Rad  20-22]

(Büyük günahlardan ve hayasızlıktan sakınır,  öfkelendikleri zaman da kusurları bağışlar ve işlerini aralarında  istişare ederler.)
[Şura 37,38]

(İnanıp hayırlı iş işleyen
  [mümin]lerin kötülüklerini, and olsun, örteriz, onları yaptıklarının  en güzeli ile mükafatlandırırız.) [Ankebut 7]

(Allah  onların
[müminlerin] kötülüklerini örter, onlara işledikleri  şeylerin en güzellerinin karşılığını verir.) [Zümer 35]

(Allah,  inanıp emirlerini yapan müminlere mağfiret ve büyük ecir vaad  etmiştir.)
[Feth 29]

(Elbette müminler kardeştir.)
  [Hucurat 10]

Müminlerle ilgili hadis-i şeriflerden bazıları da  şöyle:
(Müslüman, elinden ve dilinden müslümanların emin olduğu  kimsedir.) [Buhari]

(Mümin akıllı, basiretli, uyanıktır.  Her işte Allah’ın rızasını gözetir. Acele etmez, ilim sahibidir,  haramlardan kaçar.)
[Deylemi]

(Mümin, koku satan kimse  gibidir. Yanında otursan için açılır. Onunla gezsen veya ortak iş yapsan  faydasını görürsün. Onun her işi faydalıdır.)
[Taberani]

(Müminler,  birbirine karşı sevgi ve merhamette, bir vücut gibidir. Vücudun bir  yeri rahatsız olunca, bütün vücut huzursuz olup onun tedavisi ile meşgul  olunduğu gibi, müslümanlar da böyle birbirine yardıma koşmalıdır.)
  [Buhari]

(Mümin ülfet eder
[iyi geçinir], ülfet etmeyen  ve ülfet edilmeyende hayır yoktur.) [Beyheki]

(Müminin  yanına giren, güzel bir bahçeye girmiş gibi ferahlık duyar.)
[Deylemi] 

(Mümin lanet etmez, kötülemez, müstehcen konuşmaz ve hayasız  olmaz.)
[Hakim]

(Mümin arıya benzer; konduğu dalı kırmaz,  oraya zarar vermez. Toplayıp bıraktığı eseri de güzeldir.)
[Beyheki]

(Mümin,  yumuşaktır, hafiftir. Munis bir deve gibi boyun eğer, "Ih" denince, yer  sert olsa da çöker.)
[Beyheki]

(Mümin sert değildir.  Yumuşaklığından dolayı ahmak zannedilir.)
[Deylemi]

(Mümin  geçim ehlidir. Arkadaşına rahatlık verir. Münafık ise geçimsizdir,  arkadaşına sıkıntı verir.)
[Dare Kutni]

(Halkın elindekine  göz dikmemek, müminin alametlerindendir.)
[Dare Kutni]

(Komşusu  kötülüğünden emin olmayan, mümin olamaz.)
[Buhari]

(Çevrendekilerle  güzel komşuluk et ve kendin için sevdiğini, başkaları için de sev ki  müslüman olasın.)
[Harâiti]

Kime dinin emirlerini yapmak  kolay gelirse, onun salih biri olduğu anlaşılır. Hadis-i şerifte  buyuruldu ki:
(Ahirete ait istediğine kolayca kavuşur, dünyaya  ait olana kavuşman zorlaşırsa, bil ki sen iyi bir hâl üzerindesin. Bunun  tersi olursa kötü haldesin!) [Beyheki]

Müslümanın  vasıfları nelerdir
Sual:
Allah’tan korkan müslümanın vasıfları  nelerdir?
CEVAP
Allah’tan korkan bir kimse, Onun emirlerini  yapmaya, yasaklarından sakınmaya titizlikle çalışır. Hiç kimseye  kötülük yapmaz. Kendine kötülük yapanlara sabreder. Yaptığı kusurlara  tevbe eder. Sözünün eri olur. Her iyiliği Allah için yapar.

Kimsenin  malına, canına, namusuna göz dikmez. Çalışırken, alış veriş ederken,  kimsenin hakkını yemez. Herkese iyilik eder. Şüpheli şeylerden kaçınır.  Makam sahiplerine, zalimlere yaltaklanmaz. İlim ve ahlak sahiplerine  saygı gösterir.

Arkadaşlarını sever ve kendini sevdirir. Kötü  kimselere nasihat verir. Onlara uymaz. Küçüklerine merhametli ve  şefkatli olur. Misafirlerine ikram eder. Kimseyi çekiştirmez. Keyfi  peşinde koşmaz. Zararlı ve hatta faydasız bir şey söylemez. Kimseye sert  davranmaz. Cömert olur. Malı ve mevkii herkese iyilik etmek için ister.

Riyakârlık,  iki yüzlülük yapmaz. Kendini beğenmez. Allahü teâlânın her an gördüğünü  ve bildiğini düşünerek hiç kötülük yapmaz. Onun emirlerine sarılır.  Yasaklarından kaçar. İşte, Allah’tan korkanlar milletine, ülkesine  faydalı olur.

Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimde, inananları şöyle  tarif etmektedir:
(Rahim olan Allahü teâlânın kulları, yeryüzünde  gönül alçaklığı ile vakar ve tevazu ile yürürler. Cahiller, onlara  sataşacak olursa, bunlara [sağlık ve selamet sizin üzerinize olsun  gibi] güzel söz söyler, [büyük bir yumuşaklık gösterirler.]  Onlar geceleri secde yapar ve kıyâmda dururlar [namaz kılarlar.] Onlar,  “yâ Rabbi, Cehennem azabını bizden uzaklaştır. Cehennem azabı  devamlıdır ve çok şiddetlidir. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir  duraktır” derler. Bir şey verdikleri zaman, israf etmez, cimrilik de  yapmazlar, ikisi ortası bir yol tutarlar. Kimsenin hakkını yemez,  Allah’a şerik koşmaz, Ondan başkasına yalvarmazlar. Allah’ın  dokunulmasını haram ettiği cana kıyıp, haksız olarak kimseyi öldürmez,  zina etmezler. Bunlardan birini yapanın Kıyamette azabı kat kat olur,  orada zelil ve hakir olarak ebedi bırakılır. Ancak, Allah, tevbe eden ve  doğru iman eden ve ibadet ve faydalı iş yapanların kötülüklerini  iyiliğe çevirir. Allah, af ve merhamet sahibidir. Tevbe edip, amel-i  salih işleyen, Allahü teâlâya [tevbesi makbul ve Onun rızasına  kavuşmuş olarak] döner. Onlar yalan yere şahitlik yapmaz, faydasız ve  zararlı işlerden kaçınırlar. Kendilerine âyetler okunduğu zaman, kör ve  sağır davranmazlar, [dikkat ile dinleyip bu âyetlerle kendilerine  yapılması emredilen şeyleri yaparlar.]) [Furkan 63-73]

İyi  huylu olmanın ve bunu muhafazanın yolu
Sual:
İyi huylu olmak ve  bunu muhafaza edebilmek için ne yapmalı?
CEVAP
İyi huylu  olmak için ve iyi ahlakını muhafaza edebilmek için, salih kimselerle,  iyi huylularla arkadaşlık etmelidir. İnsanın ahlakı, arkadaşının huyu  gibi olur. Hadis-i şerifte, (İnsanın dini, arkadaşının dini gibi  olur) buyuruldu. Ahlakı bozan, şehveti harekete getiren kitapları  okumamalı, böyle radyo ve TVden sakınmalıdır.

İyi huyların  faydaları ve haramların zararları ve Cehennemdeki azapları, hep  hatırlanmalıdır. Mal, mevki arkasında koşanlardan hiçbiri muradına  kavuşamamıştır. Malı, mevkii hayır için arayan ve hayır işlerde  kullanan, rahata, huzura kavuşmuştur.

Allahü teâlâdan korkmak,  bu deryanın gemisidir. Hadis-i şerifte, (Dünyada, kalıcı değil, yolcu  gibi yaşa! Öleceğini hiç unutma) buyuruldu.

Faydasız  şeylerden, oyunlardan, zararlı şakalaşmak ve münakaşa etmekten  sakınmalıdır. İlim öğrenmeli ve faydalı işler yapmalıdır. Vaktin  kıymetini bilip gece-gündüz ilim öğrenmelidir! İlim, ibadet içindir.  Kıyamette işten, ibadetten sorulur, çok ilim öğrendin mi diye sorulmaz.  İş ve ibadet de ihlas elde etmek içindir. (İslam Ahlakı)

Sert  mizaçlı olmak
Sual:
Haksızlık olunca dayanamıyorum. Çok sert  mizaçlıyım. Sert mizaçlı olmak dinen kusur mudur?
CEVAP
Sert  mizaçlı olmak kusur değildir. Ancak dine aykırı olarak sertlik yapmak  kusurdur. Hazret-i Ömer’in sert mizacı övülmüş, takdir edilmiştir.  Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İki melek var, biri sert, biri  yumuşak mizaçlıdır. Bunlar, Cebrail ile Mikail’dir. Peygamberlerden biri  yumuşak, diğeri sert mizaçlıdır. Bunlar İbrahim ile Musa’dır. Benim de  iki arkadaşımdan biri yumuşak, diğeri sert mizaçlıdır. Bunlar, Ebu Bekir  ile Ömer’dir.) [Taberani]

Kâfirlere karşı da iyi huylu  olmalı
Sual:
İslamiyet’in güzel ahlakını göstermek için,  kâfirlere karşı da iyi huylu olmak ve onları incitmemek gerekmez mi?
CEVAP
Müslümanların  kâfirlere karşı da iyi huylu olmaları, onları incitmemeleri gerekir.  Böylece İslam dininin, iyi huylu olmayı, kardeşçe yaşamayı, çalışmayı  emrettiği onlara da gösterilmiş olur. Böylece iyiliği seven insanlar,  seve seve müslüman olurlar. Cihad etmek farzdır. Cihadı devlet topla,  silahla yapacağı gibi, soğuk harp ile, propaganda, neşriyat ile de  yapar. Her müslüman da, iyi huyları ile, iyilik yapmakla cihad yapar.  Çünkü cihad etmek, insanları müslüman yapmaya davet etmek demektir.  Görülüyor ki, kâfirlere karşı da, iyi huylu olmak, onları incitmemek,  cihad etmek oluyor. Cihad ise her müslümana gücü nispetinde farzdır.

Sevilmenin  kısa yolu
Sual:
Sevilmenin kısa yolu nedir?
CEVAP
Sevilmenin  yolu sevmesini bilmektir. Başka bir tabirle, iyi insan, herkes  tarafından sevilir. Dinimizin bildirdiği esaslara uyan müslüman iyi  insan demektir.

Hemen herkes, kendisiyle ilgilenilmesini,  kendisinden, işlerinden bahsedilmesini ister. Çok kimsenin bir dakikalık  telefon konuşmasında 5-10 defa (Ben) dediği tespit edilmiştir. Çok  kimseyi, hükümet kurulmasından çok, kendi meselesi ilgilendirir.  Başkasına yaklaşabilmek için onun sevdiği, ilgilendiği konuları bilmek  gerekir.

Hemen her insan, en az bir bakımdan kendini çok insandan  üstün görür. (Ben bakan olsam, ben başbakan olsam şöyle yaparım) dediği  görülür. Belki böyle konuşan kimselerin çoğunun müdür olacak kabiliyeti  bile yoktur. Çünkü insanın nefsi, daima yükselmeyi, şef olmayı,  başkalarının kendisine tâbi olmasını ister. Bu, nefsin arzusudur.  Herkeste de nefs olduğunu düşünerek, ona göre hareket edilirse, çetin  meseleleri çözmek zor olmaz.

Bir kimsenin sevdikleri, kendini  beğenip takdir edenlerdir. O halde sevilmek için başkalarını takdir edip  sevmek gerekir. İnsanın nefsi takdirden hoşlanır, tenkitten hoşlanmaz.  Tenkit, düşmanlığa yol açar.

Başkalarının bize nasıl muamele  etmelerini istiyorsak, biz de onlara aynı şekilde davranmalıyız! Mesela  gülerek karşılanmayı, bir çay, bir kahve ikram etmelerini istiyorsak,  biz de başkalarını güler yüzle karşılamalıyız, onlara gerekli ikramda  bulunmalıyız!

Sevilmek, takdir kazanmak için, herkese samimi bir  alaka göstermek, gülümseyerek selam vermek, hâl ve hatır sormak gerekir.  Yapmacık hareketlerden de kaçınmalıdır! Yapmacık hareketler, fayda  yerine çok zaman zarar verir. Kendimize "Samimiyetsiz" dedirtmemeliyiz.  Samimi olmaya kendimizi alıştırmalıyız! Mesela birisi bizi telefonla  aramış ve kendinin kim olduğunu bildirmemişse, (İnsan önce kendini  tanıtır) diyerek tenkitle söze başlamamalıdır! (Buyurun efendim, kiminle  müşerref oluyorum) diyerek karşımızdakinin kendisini takdim etmesine  fırsat vermelidir! Daha sonra, (Efendim, size yardımcı olmak benim için  bir şereftir) dersek, karşımızdakinin kalbini fethetmeye giden yolu  keşfetmişiz demektir.

Kendini sevdirmenin yolu, iyi insan  olmaktır. İyi insan da güzel ahlaklı olandır. Güzel ahlak nedir? Güzel  ahlakla ilgili hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
(Kendinden  uzaklaşanlara yaklaşmak, zulmedenleri affetmek, kendini mahrum edenlere  [Kendine bir şey vermeyenlere] ihsan etmek, güzel huylu olmaktır.) [İ.Süyuti]

(İyi  huyları tamamlamak, yerleştirmek için gönderildim.)
[Hakim]

(Sureti  ve huyu güzel olanı Cehennem ateşi yakmaz.) [Taberani]

(İyi  huylu olan, dünya ve ahiret saadetine kavuşur.)
[Taberani]

(İnsana  verilen en hayırlı şey, güzel ahlaktır.) [İbni Hibban]

(Güzel  ahlaklı olmak, kişinin saadetindendir.) [Beyheki]

(Güzelin  güzeli, güzel ahlaktır.)
[İbni Asakir]

(En iyiniz, ahlakı  en güzel olanınızdır.) [Buhari]

(Kıyamette, terazide  güzel ahlaktan daha ağır gelen başka şey yoktur.) [Tirmizi]

Allah’ın  ahlakı ile ahlaklanmak
Sual:
İyi bir müslüman olmak için  Allah’ın ahlakı ile ahlaklanmak gerekiyormuş. Bu nasıl olur?
CEVAP
İmam-ı  Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Bir kimse, bir zat ile konuşunca,  eğer kalbinde, dünya sevgisi azalıp, Allahü teâlâya bağlılığı artarsa,  onun keramet sahibi, evliyadan bir zat olduğu anlaşılır. Eğer böyle  olmazsa, o zatın istidrac gösteren bir yalancı olduğu meydana çıkar.  (Evliya olmak için Allahü teâlânın ahlakı ile ahlaklanmak gerek)  buyurulmuştur. Yani Allahü teâlânın sıfatlarına uygun sıfatlar, evliyada  hasıl olur. Fakat bu benzerlik sadece isimdedir. Yoksa sıfatların  özelliğinde beraberlik olmaz. (Allahü teâlânın ahlakı ile ahlaklanın)  emrini anlatırken Hace M. Parisa hazretleri, Tahkikat kitabında  buyuruyor ki:

"Allahü teâlânın bir sıfatı Basirdir. Yani  Allahü teâlâ her şeyi görür. Bir kimsenin kalb gözü açılır, firaset  ışığı ile, kendi ayıplarını ve başkalarının iyi huylarını görürse, yani  başkalarını kendinden üstün görürse ve Allahü teâlânın her an gördüğünü  göz önünde bulundurarak hep Onun beğendiği şeyleri yaparsa, bu sıfatla  huylanmış olur.

Allahü teâlânın bir sıfatı da Mümittir.  Yani öldürücü demektir. Bir kimse, sünnetler yerine yerleşmiş olan  bid'atleri yok ederse, bu sıfatla sıfatlanmış olur. Bütün sıfatlar,  bunlar gibidir."

Cahiller, bu ahlaklanmayı başka türlü anlamış ve  yoldan çıkmıştır. Evliyanın ölüleri dirilteceğini, kaybolan şeyleri  bileceğini sanmışlar, günaha girmişlerdir.) [Müj. Mekt. 107]

Allahü  teâlânın sıfatlarından biri Settardır. Yani günahları örtücüdür.  Müslüman da, din kardeşinin kusurunu örtmelidir.

Allahü teâlâ Kerimdir.  Rahimdir. Yani lütfu, ihsanı bol ve merhameti çoktur. Müslüman  da, cömert ve merhametli olmalıdır!

Allahü teâlâ, Gaffardır,  yani kullarının günahlarını affedicidir. Müslümanlar da birbirlerinin  kusurlarını affetmelidir!

Af, hak ettiği bir şeyi almayıp  sahibine bağışlamak demektir. Allahü teâlâ affedicidir, affedenleri  sever. Kur'an-ı kerimde mealen, (Affet, marufu emret ve cahillerden  yüz çevir!) buyuruluyor. (Araf 199)

Hadis-i şeriflerde de  buyuruldu ki:
(Affedin ki, Allahü teâlâ da sizi affetsin ve  şerefinizi yükseltsin!) [İsfehani]

(Allah için affedeni  Allahü teâlâ yükseltir, aziz eder.) [Berika]

(Kendinden  uzaklaşanlara yaklaşmak, zulmedenleri affetmek, kendini mahrum edenlere  ihsan etmek, güzel huylu olmaktır.)
[İ.Ebiddünya]

(Sana  zulmedeni affet, sana gelmeyene git, sana kötülük edene sen iyilik et,  aleyhine de olsa mutlaka doğru konuş.)
[Ruzeyn]

(Musa  aleyhisselam,
"Ya Rabbi, senin indinde en aziz kimdir?" diye  sordu. Allahü teâlâ da, "İntikam almaya gücü yeterken affedendir" buyurdu.)  [Harâiti]

(Allahü teâlâ, merhameti olmayana merhamet  etmez, affetmeyeni affetmez.)
[İ.Ahmed]

(Affedin ki affa  kavuşasınız!) [İ.Ahmed]

Sual: En makbul amel nedir?
CEVAP
Peygamber  efendimiz, en makbul amelin güzel ahlak olduğunu bildirmiş, (İman  yönünden müminlerin en faziletlisi, ahlakı güzel olanlardır) buyurmuştur.  (Hakim)
Bir kimse Peygamber efendimizden nasihat istedi. Dedi ki:
-  Ya Resulallah bana öğüt ver!
- Nerede olursa olsun Allah’tan  kork!
- Yine buyur ya Resulallah!
- Her kötülüğün akabinde  bir iyilik yap! İyilikler günahları giderir.
- Yine buyur!
-  Herkesle güzel geçin! (Tirmizi)

Oğlu, Lokman aleyhisselama  sorar:
- En iyi haslet nedir?
- Dindar olmaktır.
- Peki  babacığım, bu haslet iki olursa?
- Dindarlık ve mal sahibi olmak.
-  Üç olursa?
- Dindarlık, mal ve haya.
- Dört olursa?
-  Dindarlık, mal, haya ve güzel ahlak.
- Beş olursa?
- Dindarlık,  mal, haya, güzel ahlak ve cömertliktir.
- Altı olursa?
- Oğlum bu  beş haslet kimde olursa, o kimse takva ehli, temiz bir kimsedir, Allahü  teâlânın dostudur, şeytandan uzaktır.

Kur'an-ı kerimde ise mealen  buyuruluyor ki:
(Allah indinde en şerefliniz, takva ehli  olanınızdır.) [Hücurat 13]

Bir kimse, asil bir aileye mensup  olmasa da, güzel huylu ise, onun için güzel huyu, iyi bir asalettir.  Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Güzel huy gibi asalet, tedbirli  olmak gibi akıllılık olmaz.) [İbni Mace]

Güzel huylu kimse,  insanların takdirini kazanır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Mallarınızla  herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile, güzel ahlakla  memnun etmeye çalışınız!) [Hakim]

Sual: Güzel ahlaka  sahip olmak için ne yapmak gerekir?
CEVAP
Güzel ahlaka  sahip olmak için iyi ve kötü huyları bilmek gerekir. Ayrıca kendi kötü  huylarını teşhis etmek gerekir. Bu teşhisi kendi yapar. Yahut bir  âlimin, rehberin bildirmesi ile anlar. İnsan kendi kusurlarını zor  anlar. Güvendiği arkadaşına sorarak da, kusurunu öğrenir. Sadık olan  dost onu tehlikelerden, korkulardan koruyan kimsedir. Düşmanlarının  kendisine karşı kullandıkları kelimeler de, insana ayıplarını tanıtmaya  yarar. Çünkü düşman, insanın ayıplarını arayıp, yüzüne çarpar. Arkadaş  ise, insanın ayıplarını pek görmez.

Birisi İbrahim Ethem  hazretlerine, aybını, kusurunu bildirmesi için yalvarınca, (Seni dost  edindim. Her halin bana güzel görünüyor. Aybını başkasına sor) dedi.

Başkasında  bir ayıp görünce, bunu kendinde aramak, kendinde bulursa, bundan  kurtulmaya çalışmak gerekir. (Mümin müminin aynasıdır) hadis-i  şerifinin manası budur. Yani, başkasının ayıplarında, kendi ayıplarını  görür. İsa aleyhisselama, bu güzel ahlakını kimden öğrendin,  dediklerinde, (Birinden öğrenmedim. İnsanlara baktım. Hoşuma gitmeyen  şeylerinden sakındım. Beğendiğimi ben de yaptım) buyurdu. Hazret-i  Lokman’a, (Edebi kimden öğrendin) denince, (Edepsizden) dedi.

Selef-i  salihinin, Eshab-ı kiramın, evliyanın menkıbelerini okumak da, iyi  huylu olmaya sebep olur. Kendinde kötü huy bulunan kimse, buna  yakalanmanın sebebini araştırmalı, bu sebebi yok etmeye, bunun zıddını  yapmaya çalışmalıdır. Kötü huydan kurtulmak, bunun zıddını yapmak için  çok uğraşmak gerekir. Çünkü, insanın alıştığı şeyden kurtulması güçtür.  Kötü şeyler nefse tatlı gelir.

Çocukları ihmal etmeyelim
Bugün,  bütün hıristiyan ülkelerinde, bir çocuk dünyaya gelir gelmez, buna  bozuk dinlerinin icaplarını yapıyorlar. Her yaştaki insanlara,  yahudiliği ve hıristiyanlığı titizlikle aşılıyorlar. Müslümanların  imanlarını, dinlerini çalmak ve yok etmek ve onları da, hıristiyan  yapmak için, İslam ülkelerine paket paket kitap, broşür ve sinema  filmleri gönderiyorlar.

O halde müslümanlar, din cahillerinin  hilelerine, yalanlarına aldanmamalı, bize emanet edilen çocuklarımıza  sahip olmalıyız. Onlara sahip olmak da, dinimizin emirlerine uygun  olarak yetiştirmekle olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ahlakınızı  güzelleştirin!) [İbni Lal]

En vahşi hayvan bile terbiye ile  ehlileştiriliyor. Hiçbir zaman elma çekirdeğinden portakal olmaz. Fakat  elma fidanını büyüterek, lüzumlu aşı ve kültürel tedbirlerle kaliteli  elma veren bir ağaç olarak yetiştirmek mümkündür. Bunun gibi insan  tabiatında bulunan bazı arzular yok edilemez, fakat terbiye edilebilir.

Her  şeyi, zıddı kırar. Kötü huyları, iyi huylar yok eder. Bu bakımdan  kendini zorla da olsa iyi işler yapmaya alıştırmalı, onları âdet haline  getirmelidir. Çocuk, işleri ve ahlakı iyi olan insanlarla arkadaşlık  ettirilirse, güzel huylar kendiliğinden onun tabiatı olur. Bu esaslar  dahilinde çocuklar yetiştirilirse dünya ve ahiret saadeti elde edilir.  Kıyamet günü, ana-baba, çocuğuna öğretmesi gereken ilimlerden mesul  olacak, vazifesini yapmamış ise, yahut kusur etmiş ise cezaya  çaptırılacaktır. Çocuklarını İslam terbiyesi üzerine yetiştirmeyenler,  dünya ve ahiret felaketine maruz kalacaklardır.

Ne mutlu  çocuğunu İslam ahlakı ile yetiştirenlere.

Güzel ahlaklı olmak
Sual:  Güzel ahlaklı olmak için, özet halinde birkaç prensip bildirmek mümkün  müdür?
CEVAP
İyi ve kötü huyları bilmek ve tatbik etmek  gerekir. İslam Ahlakı kitabını okuyup, oradaki bilgilerle amel  eden, güzel ahlaklı olur. Şu iki prensibi esas alan da güzel ahlaklı  olur:
1- Düşmanlarımız, muhaliflerimiz, bizi çekemeyenler, hep  ayıplarımızı araştırır. Onlardan kusurlarımızı öğrenip güzel ahlaka  sahip olabiliriz. Birisi, ahlakını düzeltmek için İbrahim Ethem  hazretlerine, ayıbını, kusurunu bildirmesi için yalvarınca, (Seni dost  edindim. Her halin bana güzel görünüyor. Ayıbını başkasına sor) dedi.

2-  Başkasında bir ayıp görünce, bunu kendinde aramak, kendinde bulursa  bundan kurtulmaya çalışmak gerekir. (Mümin müminin aynasıdır)  hadis-i şerifinin manası budur. Yani, başkasının ayıplarında, kendi  ayıplarını görür. İsa aleyhisselama, bu güzel ahlakını kimden öğrendin  dediklerinde, (İnsanlara baktım. Hoşuma gitmeyen şeylerinden  sakındım. Beğendiğimi ben de yaptım) buyurdu. Hazret-i Lokman’a,  (Edebi kimden öğrendin) denince, (Edepsizden) buyurdu. Yani  birisinin yaptığı hareket bizim hoşumuza gitmiyorsa, edepsizlik olarak  görüyorsak, onu biz de yapmamalıyız. Birisi bizim bir kusurumuzu  söyleyince sevinmiyorsak, başkalarının da kusurlarını söylememeliyiz.  Birisi bizi tenkit edince hoşlanmıyorsak, biz de başkalarını tenkit  etmemeliyiz.

İnsan, bu prensipleri uygularsa, güzel ahlaklı olur.  O halde, bir söz söylerken, kendimizi karşımızdakinin yerine  koymalıyız. Böyle bir söze tepkimiz ne olur diye düşünmeliyiz. Bunun da  istisnaları çıkarsa da, azdır. Zaten istisna genel kaideyi bozmaz.
Kayıtlı

ßy €@gl€

  • Yazarımız
  • *
  • Puan 14
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 1445
  • Selamun Aleykum, Hoşgeldiniz.
Ynt: Güzel Ahlak
« Yanıtla #1 : Mart 27, 2010, 07:43:11 ÖS »
teşekkürler
Kayıtlı
<a href="http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf" target="_blank" class="new_win">http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf</a>

habibillah

  • Yeni Üye
  • *
  • Puan 0
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 1
  • Selamun Aleykum
Ynt: Güzel Ahlak
« Yanıtla #2 : Mayıs 07, 2010, 01:06:21 ÖS »
teşeküller :gul
Kayıtlı

ßy €@gl€

  • Yazarımız
  • *
  • Puan 14
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 1445
  • Selamun Aleykum, Hoşgeldiniz.
Ynt: Güzel Ahlak
« Yanıtla #3 : Mayıs 07, 2010, 08:07:11 ÖS »
teşekkürler
Kayıtlı
<a href="http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf" target="_blank" class="new_win">http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf</a>