Cevizyapragi,islami site, risale i nur

Gönderen Konu: Allah'ın Yarattıklarını Değiştirmek ne Demektir?  (Okunma sayısı 58 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

EbdA

  • Administrator
  • Usta Kalem
  • *
  • Puan 27
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 1748
Allah'ın Yarattıklarını Değiştirmek ne Demektir?
« : Mart 20, 2010, 07:45:52 ÖÖ »
İlgili ayetlerin meali şöyledir:

 “Allah’tan başka onlar sadece bir kısım kadınlara tapıyorlar ve onlar,  aslında Allah’ın lânet ettiği o inatçı şeytandan başkasına  yalvarmıyorlar.

 O şeytana ki: “Ya Rabbî, Senin kullarından mutlaka bir pay edineceğim.  Mutlaka onları saptıracağım, onları birtakım temennilerle oyalayacağım.  Onlara davarlarının kulaklarını yarmalarını emredeceğim de Allah’ın  yarattığını değiştirecekler.” dedi. Her kim Allah’ın yerine şeytanı dost  edinirse, şüphesiz o besbelli bir ziyana girmiştir”(Nisa, 4/117-119).

 Şeytanın geleceğe ait sözleri başka ayetlerde de söz konusu edilmiştir.  Nitekim;


 “Bana, onların diriltilecekleri kıyamet gününe kadar mühlet verir  misin?” dedi. Allah: “Haydi, sen mühlet verilenlerdensin!” buyurdu.  “Öyle ise” dedi, “Sen beni azgınlığa mahkûm ettiğin için, ben de onları  gözetlemek üzere Senin doğru yolunun üzerinde pusu kurup oturacağım.  Sonra onların gâh önlerinden, gâh arkalarından, gâh sağlarından, gâh  sollarından sokulacağım, vesvese verip pusu kuracağım, Sen de onların  ekserisini şükreden kullar bulmayacaksın”(Araf,15-17) mealindeki  ayetlerde de bu gaybî haberlerin yer aldığını görmekteyiz. Özellikle son  cümle çok kesin bir yargı olarak vurgulanmıştır.


 Şeytan’ın ben “şöyle şöyle yapacağım” dediği şeyler gaybî bir ihbar  değil, onun kendi kafasında kurduğu planlarını seslendirmesi manasına  gelebilir. Şeytanın bu ifadeleri, insanların “ben yarın şunu, bunu  yapacağım” şeklindeki sözleri cinsinden kabul edilebilir. Anacak “Onlara  davarlarının kulaklarını yarmalarını emredeceğim de Allah’ın  yarattığını değiştirecekler.”, “Sen de onların ekserisini şükreden  kullar bulmayacaksın” mealindeki ifadeler kesin bir hüküm ifade etmekte  ve bu açıdan da gaybî bir haber niteliğindedir.


 İşte şeytanın bu bilgisinin kaynağını birkaç madde halinde açıklamaya  çalışacağız:


 a. Şeytanın ileriye dönük sözlerinin bilgi kaynağı şunlar olabilir:


 1. Allah konuyla ilgili bilgiyi meleklere ilham etti. Şeytan ise bu  bilgiyi-kulak hırsızlığı yaparak- meleklerin kendi aralarında yaptığı  konuşmalardan öğrendi.


 2. Allah insanları imtihan etmek için onu iki zıt kutuptan gelen iki  farklı telkine maruz bırakmıştır. Kalbinin sağında yer alan  melek/kuvve-i melekiye ona hayırlı şeyler telkin ederken, solunda yer  alan şeytan/kuvve-i şeytaniyeden de kendisine kötü düşünceler  pompalanmaktadır. Allah’ın bu iki görevliye görevleriyle ilgili –hayır  ve şer- bilgilerini vermesi onun hikmetinin bir gereğidir. İşte şeytanın  istikbale matuf olarak söyledikleri, Allah’ın kendisine ilham ettiği  hususlardır.


 3. Şeytanın o kesin bir hüküm gibi görünen sözleri de kesin bir bilgiyi  değil, kuvvetli bir zannı ifade etmektedir. “Hakikaten İblis  onlar(insanlar) hakkındaki zan ve temennisini gerçekleştirdi, muradına  erdi. Müminlerden bir kısmı hariç, onun peşine düştüler”(Sebe’, 34/20)  mealindeki ayette şeytanın bu ZANNINA işaret edilmiştir.  “zan asla  gerçeğin yerini tutamaz”(Yunus,10/36) mealindeki ayette ifade edildiği  üzere, Zan “gaybî haber” niteliği taşımaz. Dolayısıyla şeytanın bütün bu  sözleri kesin bilgiden uzak olup sadece bir zan ve bir temenniden  ibarettir.


 b. Klonlama meselesine gelince bunu da birkaç madde halinde açıklamakta  fayda mülahaza ediyoruz:


 1. Önce şunu belirtelim ki, söz konusu ayetlerde klonlamanın olacağına  dair açık bir ifade söz konusu değildir. Bununla beraber, klonlama dahil  bir çok yeni teknolojik keşiflerin devreye sokulmasıyla yapılan ve  fıtrat kanunlarının bir kopyası ve bir açıdan bir alternatifi olan  değişiklikler söz konusudur. Bu hususları daha sonra değerlendireceğiz.


 2. Kur’an’da klonlama olarak yorumlanabilen en açık ifade“Onlara  davarlarının kulaklarını yarmalarını emredeceğim de Allah’ın yarattığını  değiştirecekler” mealindeki ayettir.


 Bu sebeple önce bu ayetin klasik tefsirlerdeki açıklamalarına bakmakta  yarar vardır:


 Ayette vurgulanan iki husus önem arz etmektedir: Bunlardan ilki  “davarların kulaklarının yarılması”dır. Bu işlemin önemi Cahiliye  döneminde –şeytanın telkiniyle- uygulanan bir putperestlik simgesi  olmasıdır. Müşrik Araplar “Bahîra, Sâibe, Vasîle, Hâm” adını verdikleri  bazı develerin kulaklarını yararak bunları tağutlara/putlara tahsis  ediyorlardı. Bu kulağı yarık olan develer artık işlerde kullanılamazdı.  Kulaklarının yarılması, onların her türlü işlerden azat edilmiş, sadece  putlara adanmış olduğunu ve böylece kutsal bir statüye kavuştuğunu  gösteren bir simge idi.


 “Allah ne bahîre, ne sâibe, ne vasîle, ne de hâm diye bir şey  bildirmemiştir. Fakat, o kâfirler bu inançlarını Allah’a mal ederek O’na  iftira etmişlerdir. Onların ekserisinin akılları ermez.”(Maide, 5/103)  mealindeki ayette bu yanlışın altı çizilmiştir. Bu yanlışların arkasında  şeytan’ın amaçladığı şirk, küfür ve dalalet vardır(bk. Taberî, Razî,  İbn Kesir, İbn Aşur, ilgili ayetlerin tefsiri)


 İkincisi “Allah’ın yarattığını değiştirmeleri” ile ilgili hükümdür. Bu  konuda klasik tefsirlerde “ma sadak/örnek” olabilecek detaylara yer  verilmiş olmasına rağmen, Taberî’nin tercihi olan din olgusu en makul  olarak görülmektedir.


 Buna göre, inkârcıların şeytanın telkiniyle  “Allah’ın yarattığını  değiştirmeleri”nden maksat Allah’ın dinini değiştirmeleridir. Nitekim,  “O halde sen, batıl dinlerden uzaklaşarak yüzünü ve özünü, hak din olan  İslâm’a yönelt.Yani Allah’ın insanları yaratmasında esas kıldığı o  fıtrata uygun hareket et. Allah’ın bu hilkatini kimse değiştiremez. İşte  dosdoğru din budur.Fakat insanların ekserisi bunu bilmezler”(Rum,  30/30) mealindeki ayette “FITRAT, HALK=Yaratılış” kelimeleri din  manasında kullanılmıştır. Allah’ın dinine aykırı her tutum ve davranış  şeytanın telkinleriyle onun amacına hizmet edecektir. Kulakların  yarılması, ateşle dağlamak, saçlara ek saç yapmak, dişleri seyreltmek  gibi İslam’ın uygun görmediği her şey, yaratılışı bozmak anlamana  geldiği gibi, aynı zamanda dinin prensiplerini de değiştirmek manasına  gelmektedir(bk. Taberî, Razî, İbn Aşur, ilgili ayetlerin tefsiri)


 Şunu da belirtelim ki, tırnakları kesmek, saçı kesmek, sünnet olmak gibi  İslam’ın sünnet veya caiz gördüğü değişiklikler bu ayetin mazmununda  dahil değildir(İbn Aşur, a.y).


 Çağdaş Bir Değerlendirme:


 Alimlerin dedikleri hususların doğruluğunda şüphe yoktur. Fakat,  cihanşümul bir mesaj olan Kur’an’ın ifadelerinde her asra bakan, her  kesime hitap eden geniş bir kapsama sahip özel bir üslubun hâkim olduğu  bilinmektedir. O halde bu gün gündemde olan ve çok da önemli olan ilgili  bazı konularla ilgili işaretleri de Kur’an’ın bu kapsamında aramak ve  bulmakta olumsuz bir unsur gibi bir sakınca değil, mucizevî  bir  parıltısının yansıması olarak değerlendirmek gerekir.  O halde “Ben  onlara emredeceğim; davarlarının kulaklarını yaracaklar ve yine  emredeceğim; Allah’ın yarattığını değiştirecekler” mealindeki ayetin bu  asra bakan bir işarî manasını şöyle açıklamak mümkündür:


 a. Kulakların yarılması ile yarattıkların değiştirilmesinin ardı sıra  zikredilmeleri bu iki hususun arasındaki bağlantıya bir işaret  sayılabilir. Buna göre, yarattıkların değiştirilmesi söz konusu  hayvanların kulaklarında yapılan bir işlem sayesinde gerçekleşir.


 Nitekim, kopyalanmış bir hayvandan çok sayıda kopya hayvan üretme  (ikinci nesil kopyalama) deneylerinde Kulak Dokusundan hücreler alınarak  kopyalama gerçekleştirilmiştir. Yani yakın tarihte yapılan ilk  deneylerde hayvanların kulağı kesilip hücre alınarak kopyası  üretilmiştir. Daha sonra yapılan bazı kopyalamalarda meme dokusundan da  hücreler alınmış ise de, tarihteki ilk 2. nesil kopyalamalarda hücreler  kulaktan alınmıştır. (Japonya'daki Kagoşima Enstitüsünde ve  Brezilya'daki Vitoria ineği örneğinde olduğu gibi)


 b. İlgili ayetin işarî muhtevasını sadece klonlamaya tahsis etmek  isabetli bir yaklaşım olmayabilir.  Çünkü, ayette “halkallah” olarak yer  alan kelime hem –ismi maful manasıyla-yarattıklar; hem de -mastar  manasıyla- yaratma, yaratış, yaratılış anlamına gelir.  Terkibin/tamlamanın manası ise “Allah’ın yarattıkları, Allah’ın  yaratışı, Allah’ın yaratması” şeklinde olur. Konuya bu perspektiften  bakıldığında, denilebilir ki, yarattıkların bu değişikliği yaradılış  kanunlarının değişliğine bağlı olarak gerçekleşir. Örneğin;


 - Bir yumurtanın civciv olabilmesi için kuluçkaya yatan bir tavuğun  altında, belli bir ısıda, belli süre kalması gerekir. Çağımızda, tavuk  yerine onun bir nevi kopyası olan bir makine kuluçkaya yatırılarak  altındaki yumurtaların civciv olarak çıkması sağlanmıştır. Burada  Allah’ın yaratma kanunlarının oluşturduğu şartlar aynen tatbik edilmekle  beraber, o şartların oluştuğu ortam değiştirilmiştir; tavuk ortamı  makine ortamına çevrilmiştir.


 - Yine, normal yaratılış kanunları dışında bir operasyonla, bir çok  gıda, meyve ve sebzenin genetik yapısı değiştirilmiştir.


 c. Kur’an’da yaklaşık 15 asır önce böyle bir teknolojik gelişmeye işaret  etmesi bir i’caz parıltısıdır ve Kur’an’ın sonsuz ilim sahibi Allah’ın  kelamı olduğunun belgesidir.


 d. Kur’an’da bundan haber verilmesi, bu işlerin güzel  olduğu anlamına  gelmez. Nitekim, Kur’an ve hadislerde kötü olaylardan da haber  verilmiştir.


 e. Kur’an bu teknolojik hârikaların varlığından haber verirken, şeytanın  sözlerini hikâye ederek konuyu anlatması, söz konusu işlemlerin  çirkinliğine bir işarettir. Bu gibi işlemlerin şeytanın telkiniyle  olduğunu, insanların hayrına olmadığını göstermektedir.


 Diğer taraftan bu ayetlerde şeytanın bazı özellikleri ve insanlara  etkileri açıklanmaktadır: (Kur’an Yolu, Heyete ilgili ayetlerin tefsiri)


 a)  Şeytan Allah tarafından lanetlenmiş, huzurundan kovulmuş ve  rahmetinden mahrum kılınmıştır.


 b) O bütün insanları değil, ancak belli bir kısmını etki altına  alabilecektir. Allah Teâlâ şeytana, kullarını saptırmak için çabalama  hürriyeti vermiştir. Ancak onun, kullar üzerinde cebredici bir etkisi  yoktur. Rabbine samimiyetle kulluk eden müminlerin şeytandan yana bir  korkuları olamaz. (Hicr 15/40; Sâd 38/83)


 c)  Şeytan, İmanı zayıf, ibadeti eksik, bu sebeple aklı ve iradesi  yalnız, desteksiz ve zayıf kalmış insanları doğrudan, iyiden, haktan  saptırmaya çalışır, onları olmayacak kuruntularla, tatlı hayallerle  oyalar, aldatır; iyi davranışlardan, faydalı uğraşlardan alıkor.


 d) Şeytanın insanlara yaptırdığı yanlışların en önemlileri iki örnekle  anlatılmıştır:


 1. Puta adanan devenin gözünü kulağını yarmak. Bu örnek bütün akıl ve  ilim dışı kabullere ve hurafelere işaret etmektedir.


 2. Allah'ın yaratış düzenini değiştirmek. Bu Örnek de fıtrata ve selim  tabiata aykırı sapmalara dikkat çekmektedir.


 İbn Âşûr bu münasebetle kadınların ve erkeklerin vücutlarında yaptıkları  bazı değiştirme, güzelleştirme ve düzeltmeleri değerlendirerek şu  sonuca varmıştır: Sünnet olmak, belli yerlerdeki kılları almak ve  gidermek, tıraş olmak, tırnak kesmek, küpe takmak için kulağı delmek  gibi İslâm'ın izin verdiği, hatta teşvik ettiği güzelleştirme ve  düzeltmeler "yaratılış düzenini değiştirme" mânası taşımaz. Bunlar  temizlik, kolaylık ve güzellik sağlayan, tabii ve fıtrî güzelliğin  ortaya çıkmasını temin eden işlemlerdir.


 Günümüzde tıbbın mümkün hale getirdiği estetik ameliyatlarla yapılan  değiştirmeleri de ikiye ayırmak gerekecektir:


 a) Normal olana göre biçimsiz, yersiz, aşırı hacimde, maddî veya  psikolojik olarak rahatsızlık verici oluşumların düzeltilmesi. Bunlar  tedavi sayılır ve caizdir,


 b) Normal olanı ya daha ziyade güzelleştirmek veya değişiklik arzusuyla  değiştirmek. Yaratılış düzenini değiştirmeyi hedefleyen bu tür  uygulamalar dinen tasvip edilmez.
         
Selam ve dua ile...
Sorularla  İslamiyet Editör
Kayıtlı
Dost istersen Allah yeter
Yaran istersen Kur'an yeter
Mal istersen kanaat yeter
Düşman istersen nefis yeter
Nasihat istersen ölüm yeter..

вgℓαѕєѕ

  • Paylaşımcı Üyemiz
  • *
  • Puan 9
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 458
  • Selamun Aleykum, Hoşgeldiniz.
Ynt: Allah'ın Yarattıklarını Değiştirmek ne Demektir?
« Yanıtla #1 : Mart 21, 2010, 06:17:44 ÖS »
Teşekkür ederim... :)
Kayıtlı

ßy €@gl€

  • Yazarımız
  • *
  • Puan 14
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 1445
  • Selamun Aleykum, Hoşgeldiniz.
Ynt: Allah'ın Yarattıklarını Değiştirmek ne Demektir?
« Yanıtla #2 : Mart 21, 2010, 07:24:19 ÖS »
Kardeşim teşşekkürler ve islami siteyede teşekkürler bu bilgileri verdeği için :gul :gul
Kayıtlı
<a href="http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf" target="_blank" class="new_win">http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf</a>

EbdA

  • Administrator
  • Usta Kalem
  • *
  • Puan 27
  • Çevrimiçi Çevrimiçi
  • Toplam İleti: 1748
Ynt: Allah'ın Yarattıklarını Değiştirmek ne Demektir?
« Yanıtla #3 : Mart 24, 2010, 02:03:21 ÖS »
Allah sizlerden razı olsun kardeşlerim.
Kayıtlı
Dost istersen Allah yeter
Yaran istersen Kur'an yeter
Mal istersen kanaat yeter
Düşman istersen nefis yeter
Nasihat istersen ölüm yeter..