| Adil (http://tr.wikipedia.org/wiki/Adil) | العدل | Herkese hakkını veren, |
| Afüv (http://tr.wikipedia.org/wiki/Af%C3%BCv) | العفو | Günahları affedip sâhibini cezâlandırmaktan vazgeçen |
| Âhir (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%82hir) | الآخر | Varlığının sonu olmadığını belirtir ve insanlara vadettiği sonsuz hayâtı veren |
| Alîm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Al%C3%AEm) | العليم | Bilgisi sonsuz olan, herşeyin farkında olup en ince noktasına kadar bilen |
| Aliyy (http://tr.wikipedia.org/wiki/Aliyy) | العلي | Yüksek, büyük ve yüce, güçte, bilgide, hükümde, irâdede ve diğer bütün yetkin sıfatlarında üstün olan |
| Allah (http://tr.wikipedia.org/wiki/Allah) | الله | Kendisinden başka ilah olmayan "O" ilah. El-İlah'dan türemiştir.Diğer isimleri kapsar. |
| Azîm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Az%C3%AEm_%28din%29) | العظيم | Çok yüce ve sınırsız ve kayıtsız büyüklük, üstünlüğün tek sâhibi, pek azametli olan, yüce. |
| Azîz (http://tr.wikipedia.org/wiki/Az%C3%AEz_%28din%29) | العزيز | İzzet sâhibi, mağlup edilmesi imkânsız olan, her şeye galip olan. |
| Bâis (http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%A2is) | الباعث | Ölüleri dirilten, her canlıyı ölümünün ardından yeniden dirilten. |
| Bâkî (http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%A2k%C3%AE_%28din%29) | الباقي | Süreklilik sâhibi, sonsuza kadar kalan, sonsuz. |
| Bâri' (http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%A2ri%27) | البارئ | Yarattıklarını temiz ve sağlam bir nizâm üzere yaratan, olgunlaştırarak birbirinden farklı niteliklerde meydana getiren, âzâ ve cihazını birbirine uygun yaratan. |
| Basîr (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bas%C3%AEr) | البصير | Herşeyi her yönüyle eksiksiz gören, yarattıklarına da görme duyusunu veren. |
| Bâsit (http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%A2sit_%28din%29) | الباسط | Her hayrı veren, lütuf ve rahmetini kullarına yayan, dilediğine bolluk veren. |
| Bâtın (http://tr.wikipedia.org/wiki/B%C3%A2t%C4%B1n_%28din%29) | الباطن | Gizli, cisim olarak görülmeyen, varlığı gizli olan, ancak varlığı da kesin olarak bilinendir. |
| Bedî (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bed%C3%AE) | البديع | Emsalsiz, acâyip ve hayret verici âlemler yaratan. |
| Berr (http://tr.wikipedia.org/wiki/Berr) | البَرّ | İyilik ve güzellik, bağışta bulunma, kullarına yardımcı olma |
| Câmi (http://tr.wikipedia.org/wiki/C%C3%A2mi_%28ad%29) | الجامع | İstediğini istediği şekilde, istediği zaman, istediği yerde toplayan. |
| Cebbâr (http://tr.wikipedia.org/wiki/Cebb%C3%A2r) | الجبّار | Azamet ve kudret sâhibi, istediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan. |
| Celîl (http://tr.wikipedia.org/wiki/Cel%C3%AEl) | الجليل | Büyüklük ve ululuğu pek yüce olandır.Güzeller güzeli. |
| Dâr (http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%A2r_%28din%29) | الضار | (Kötü niyetlilere karşı) Zarar verici şeyler yaratan |
| Evvel (http://tr.wikipedia.org/wiki/Evvel_%28din%29) | الأوّل | Herşeyden önce, öncelerin öncesi, başlangıçların yaratıcısı ve varlığının öncesi olmayan |
| Fettâh (http://tr.wikipedia.org/wiki/Fett%C3%A2h) | الفتّاح | Kulların her türlü güçlük ve sıkıntılarını açan ve kolaylaştıran |
| Gaffâr (http://tr.wikipedia.org/wiki/Gaff%C3%A2r) | الغفّار | Kullarının günâhlarını tekrar tekrar affeden ve çok bağışlayan yüce varlık |
| Gafûr (http://tr.wikipedia.org/wiki/Gaf%C3%BBr) | الغفور | Mağfiret eden, suçları bağışlayan, affeden. |
| Ganî (http://tr.wikipedia.org/wiki/Gan%C3%AE) | الغني | Çok zengin, hiçbir şeye muhtaç olmayan. |
| Habîr (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hab%C3%AEr) | الخبير | Her şeyden haberdâr olan, herşeyin iç yüzünden ve gizli tarafından her yönüyle bilen |
| Hâdî (http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%A2d%C3%AE) | الهادي | Hidâyete kavuşturan, kulunu hayırla muvaffak kılan. |
| Hâfıd (http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%A2f%C4%B1d) | الخافض | Allah'ın emirlerini dinlemeyen, başkalarını beğenmeyen, büyüklenip hak ve hukuk tanımaz zorbaları; rezil, perişan eden. |
| Hafîz (http://tr.wikipedia.org/wiki/Haf%C3%AEz_%28din%29) | الحفيظ | Muhafaza eden, koruyup saklayan, yapılan işleri bütün ayrıntılarıyla saklayıp, herşeyi belli vaktinde âfet ve belâlardan koruyan. |
| Hakem (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hakem_%28din%29) | الحكم | Hikmet sâhibi olan, yaptığı her işte hikmeti gözeten, hükmeden. |
| Hakîm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hak%C3%AEm_%28din%29) | الحكيم | Herşeyi inceliğiyle bilip buna göre emir ve yasakları vâzeden, buyrukları ve bütün işleri yerli yerinde olan |
| Hakk (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hakk_%28din%29) | الحقّ | Varlığı hiç değişmeyen, hiç yok olmayan ve gerçek olan. |
| Hâlik (http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%A2lik) | الخالق | Yaratıcı olan |
| Halîm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hal%C3%AEm_%28din%29) | الحليم | Acele etmeyen, günahkârların cezâsını vermeye güç yetirdiği onlara yumuşak davranarak cezâlarını geriye bırakan, hilmi çok olan |
| Hamîd (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ham%C3%AEd_%28din%29) | الحميد | Çok övülen, övgüye en çok layık olan. |
| Hasîb (http://tr.wikipedia.org/wiki/Has%C3%AEb) | الحسيب | Herkesin yaptıklarını tâkdir eden, yapılanları bütün ayrıntılarıyla bilip her insanı hesâba çekerek yaptığının karşılığını veren |
| Hayy (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hayy) | الحيّ | Ezelî ve ebedî diri olan, uyuklama, yorulma gibi noksanlıklardan uzak olan. |
| Kābid (http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%81bid) | القابض | Herşeyi sonsuz kudreti altına alan, bu kudretiyle kuşatıp kavrayan, herşeyi emri altına alıp tutan |
| Kādir (http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%81dir_%28din%29) | القادر | Kudret sâhibi, tükenmez kudreti olan, istediğini dilediği gibi yapmaya muktedir olan |
| Kahhâr (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kahh%C3%A2r) | القهّار | haddi aşanları çok şiddetli kahreden. |
| Kaviyy (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kaviyy) | القويّ | Kudretli, güçlü ve sınırsız kuvvet sâhibi olan |
| Kayyûm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kayy%C3%BBm_%28din%29) | القيّوم | Yarattıklarının işini çeviren, her işleneni bilen, evveli olmayan. |
| Kebîr (http://tr.wikipedia.org/wiki/Keb%C3%AEr) | الكبير | çok büyük |
| Kerîm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ker%C3%AEm_%28din%29) | الكريم | Cömert, kerem sâhibi; muktedirken affeden, cömertlik duygusunu veren, va'dini yerine getiren, çok ikrâm edici |
| Kuddûs (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kudd%C3%BBs) | القدّوس | Her türlü hatâ, gaflet ve âcizlikten, eksiklikten uzak, mutlak kemâl sâhibi |
| Latîf (http://tr.wikipedia.org/wiki/Lat%C3%AEf_%28din%29) | اللطيف | En ince işlerin bile bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına nûfuz edilemeyen en ince şeyleri de yapan |
| Mâcid (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%A2cid_%28din%29) | الماجد | Ulu ve cömert, şânı yüce anlamlarını taşımaktadır. Kadri ve şânı büyük, kerem ve müsamahası bol. |
| Mâlik-ül Mülk (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%A2lik-%C3%BCl_M%C3%BClk) | مالك الملك | Mülkün ebedî ezelî sâhibi. |
| Mâni (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%A2ni_%28%C4%B0slam%29) | المانع | Bâzı şeylerin meydana gelmesine müsâde etmeyen, engelleyen. |
| Mecîd (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mec%C3%AEd_%28din%29) | المجيد | Şan, şeref (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eeref), büyüklük ve kudretinden dolayı yüce olan ve güzel işlerinden dolayı da sevilip övülendir. Şeref, ancak kendi emir ve yasaklarına uymakla elde edilebilir (Hud, 11/73). Şanı, şerefi çok üstün olan. |
| Melik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Melik_%28din%29) | الملك | Mülkün sâhibi, mülk ve saltanatı devamlı olan. |
| Metîn (http://tr.wikipedia.org/wiki/Met%C3%AEn_%28din%29) | المتين | Metânetli, kuvveti çok şiddetli olup hiçbir iş zor gelmeyen, pek güçlü demektir. |
| Mu'ahhir (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mu%27ahhir) | المؤخّر | Herşeyden sonra yine var olan; O'na uymayanları zelîl edip arkada bırakan, istediğini geri koyan |
| Mucîb (http://tr.wikipedia.org/wiki/Muc%C3%AEb) | المجيب | O'na yalvaranların isteklerine icâbet eden ve karşılık verendir, teklifleri bilen |
| Muğnî (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mu%C4%9Fn%C3%AE) | المغني | Dilediğine zenginlik veren, ihtiyaçlarını gideren, zengin kılan. |
| Muhsin (http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhsin_%28din%29) | المحسن | Çokça veren, sonsuz düşünülse bile herşeyin sayısını her yönüyle bilen |
| Muhyî (http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhy%C3%AE) | المحيي | Dirilten, canlandıran ve hayat veren |
| Muîd (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mu%C3%AEd) | المعيد | Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan |
| Muiz (http://tr.wikipedia.org/wiki/Muiz) | المعز | İzzet ve ikrâm edici, şeref sâhibi |
| Mukaddim (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mukaddim) | المقدّم | Herşeyden önce olan, dilediğini öne alan; dilediğine maddî ve manevî nimetler verip yükselten, öne geçiren |
| Mukît (http://tr.wikipedia.org/wiki/Muk%C3%AEt) | المقيت | Rızıkları yaratan, bilen, tâyin eden, her yaratılmışın rızkını veren. |
| Muksit (http://tr.wikipedia.org/wiki/Muksit) | المقسط | Bütün işlerini dengeli yapan |
| Muktedir (http://tr.wikipedia.org/wiki/Muktedir_%28din%29) | المقتدر | Gücü herşeye yeten, herşeyi dilediği duruma getiren, kuvvet sâhipleri üzerinde istediği gibi tasarruf eden |
| Musavvir (http://tr.wikipedia.org/wiki/Musavvir) | المصور | Yaratmış olduğu varlıkların şekillendiren ve durumlarını tâkdir eden |
| Mübdî' (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCbd%C3%AE%27) | المبدىء | Hiç yoktan ortaya koyan, vâreden, yaratan |
| Müheymin (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCheymin) | المهيْمن | Allah'ın görüp gözeten, herşeye şâhit olan, herşeyi koruması altına alan, onları muhâfaza edip saklayan |
| Mü'min (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BC%27min_%28din%29) | المؤمن | Îmân ve güven veren, her türlü şüphe ve tereddütleri kaldıran |
| Mümît (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCm%C3%AEt_%28din%29) | المميت | Öldüren, ölümü her canlıya tâkdir edip bunu uygulayan |
| Müntakim (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCntakim) | المنتقم | İntikâm alan |
| Müteâli (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCte%C3%A2li) | المتعالِ | Yüksek ve yüce varlık |
| Mütekebbir (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCtekebbir) | المتكبّر | Her hususta çok büyük ve azamet sâhibi ulu yaratıcı |
| Müzil (http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCzil) | المذل | Yüce Allah'ın lâyık olanları zillete düşüren, zelîl kılan, onları hor ve hakîr eden |
| Nâfi (http://tr.wikipedia.org/wiki/N%C3%A2fi) | النافع | Hayr ve menfaat verecek şeyleri yaratan, faydalandıran. |
| Nûr (http://tr.wikipedia.org/wiki/N%C3%BBr_%28ad%29) | النور | Âlemleri nurlandıran, dilediğini nûr eden, nûr, ışık olan. |
| Râfi (http://tr.wikipedia.org/wiki/R%C3%A2fi) | الرافع | Kaldıran, yükselten ve yüksek olan |
| Rahîm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Rah%C3%AEm) | الرحيم | Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere (âhirette) merhamet eden. |
| Rahmân (http://tr.wikipedia.org/wiki/Rahm%C3%A2n) | الرحمن | ALLAH'ın zati ismi.Pek merhametli, şefkati ve nimeti her şeyi kuşatan. |
| Rakîb (http://tr.wikipedia.org/wiki/Rak%C3%AEb_%28din%29) | الرقيب | Görüp gözeten, murâkebe eden, bütün varlıklar üzerine gözcü olup bütün işlerini kontrol altına alan |
| Ra'ûf (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ra%27%C3%BBf) | الرؤوف | Çok şefkat ve merhamet gösteren, çok esirgeyen, kolaylık sağlayan |
| Reşîd (http://tr.wikipedia.org/wiki/Re%C5%9F%C3%AEd_%28din%29) | الرشيد | Bütün âlemleri dosdoğru bir nizam ve hikmetle âkıbetine ulaştıran |
| Rezzâk (http://tr.wikipedia.org/wiki/Rezz%C3%A2k) | الرزّاق | Bütün yaratıkların rızıklarını veren |
| Sabûr (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sab%C3%BBr) | الصبور | Çok sabırlı olan, isyankârlardan acele intikam almayan |
| Samed (http://tr.wikipedia.org/wiki/Samed_%28din%29) | الصمد | Hiçbir şeye muhtaç olmayan, tüm canlıların ihtiyaçlarını gideren ve her türlü istekte doğrudan kendisine başvurulan |
| Şehîd (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eeh%C3%AEd_%28din%29) | الشهيد | Herşeye şâhit olan, herşeyi hakkıyla gören, bilen ve muâmelesini de buna göre yapan |
| Şekûr (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eek%C3%BBr) | الشكور | Çok şükre lâyık olan, kendi rızâsı için şükredilen, şükür olarak yapılan iyi işlerin daha fazlasıyla karşılığını veren, insanlara nimetlerini artırarak şükür muâmelesi yapan |
| Selām (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sel%C4%81m_%28din%29) | السلام | Her türlü eminliğin, salimliğin aslı olan,güvenlik verren. Selam (http://tr.wiktionary.org/wiki/selam), İslam (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0slam) sözcüğüyle aynı semantik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Semantik) kökten türer. |
| Semî (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sem%C3%AE) | السميع | İşiten, işitme kuvvetine sâhip olan ve işitme gücünü veren |
| Tevvâb (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevv%C3%A2b) | التوّاب | Tövbeleri çok kabul eden, tövbe kapısını açık tutarak tövbe etme imkânı veren |
| Vâcid (http://tr.wikipedia.org/wiki/V%C3%A2cid) | الواجد | Vârolan ve herşeyi vâreden, icâd eyleyen; varlığı kendinden olan; dilediğini istediği anda var edip yaratan |
| Vâhid (http://tr.wikipedia.org/wiki/V%C3%A2hid_%28din%29) | الواحد | Tek, bir olan; kendisinden başka tanrı olmayan |
| Vâlî (http://tr.wikipedia.org/wiki/V%C3%A2l%C3%AE_%28din%29) | الوالي | Yardım eden, destek veren, işleri düzenleyen, yöneten |
| Vâris (http://tr.wikipedia.org/wiki/V%C3%A2ris_%28din%29) | الوارث | Bütün servetlerin gerçek sâhibi |
| Vâsi (http://tr.wikipedia.org/wiki/V%C3%A2si_%28din%29) | الواسع | Bağışlaması bol ve rahmeti çok olan |
| Vedûd (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ved%C3%BBd) | الودود | Çok şefkatli, muhabbetli, sâlih kullarını çok seven ve onlarca çok sevilen, onları rahmet ve rızâsına erdiren; sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya yegâne lâyık olan |
| Vehhâb (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vehh%C3%A2b) | الوهّاب | karşılıksız veren |
| Vekîl (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vek%C3%AEl_%28din%29) | الوكيل | Hayâtını Allah (http://tr.wikipedia.org/wiki/Allah)'a tevekkül ederek düzenleyen ve böylece O'na sığınanların işlerinde kendilerine yardım eden |
| Velî (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vel%C3%AE_%28din%29) | الولي | Dost, emir sâhibi ve iyi insanların, yâni müminlerin dostu (velîsi) olup onlara yardım ederek işlerini yöneten |
| Zâhir (http://tr.wikipedia.org/wiki/Z%C3%A2hir_%28din%29) | الظاهر | Görünen, varlığında hiç şüphe olmayan, varlığı herşeyden âşikâr olan |
| Zülcelâl-i vel-İkrâm (http://tr.wikipedia.org/wiki/Z%C3%BClcel%C3%A2l-i_vel-%C4%B0kr%C3%A2m) | ذو الجلال والإكرام | Hem azamet, hem de fazl-u kerem sâhibi. |