Cevizyapragi,islami site, risale i nur

Gönderen Konu: Allahu Tealanın Varlığı  (Okunma sayısı 157 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

velfecr

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 125
  • Allahım,Akidemi,sorunlarımın elinden kurtar.
    • Profili Görüntüle
Allahu Tealanın Varlığı
« : Ekim 04, 2009, 01:04:07 ÖÖ »
Peygamberleri onlara dedi ki. Allahın varlığında şüphe mi olur, Oysa gökleri ve yeri var edip açan Odur.
Evet dış alemde, kendi nefsimizde, kısacası her şeyde Onun varlığına, birliğine ve güzel sıfatlarına çeşitli yönlerden sayısız açık deliller olduğu halde, Onun varlığından şüphe etmek olur mu? Doğrusu bu kadar açık delillere rağmen, böyle bir kuşkuya kapılan insanların akıl sahibi olup olmadığından şüphe etmek gerek.
İşte yukarıda naklettiğimiz ayette işaret edildiği üzere, bütün ilahi peygamberler insanoğlunun dikkatini hep bu noktaya çekmişlerdir.
Allah Teala şöyle buyuruyor,Şüphesiz göklerin ve yer yüzünün yaratılmasında, gece ve gündüzün bir biri ardından gelmesinde, insanlara yararlı şeylerle denizde akıp giden gemide, Allah'ın gökten su indirerek yer yüzünü ölümünden sonra tekrar diriltmesinde, onun üzerinde yürüyüp giden hayvanları yaymasında, rüzgarları estirmesinde ve gök ile yer arasında musahhar kılınan bulutta şüphesiz aklı erenler için nice ayetler, deliller vardır.
Şüphe yok ki, tohumları ve çekirdekleri yarıp bitkileri ve ağaçları yeşerten Allahtır. Ölüden diri, diriden ölü çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nereye yüz çevirip gidiyorsunuz? Sabahı ışıklandıran, geceyi sükûnet olarak yaratan Odur. Güneş ve ayı da hesap üzere düzenleyen Odur. Bu üstün ve her şeyi bilen Allahın takdiridir. O öyle bir Allahtır ki, karada ve denizde karanlıklarda yolunuzu bulmanız için sizler için yıldızları yaratmıştır. Şüphesiz biz, bilen topluluğa delillerimizi apaçık anlattık. Sizi tek bir nefisten meydana getiren O'dur. Derken bazısı kalır bazısı da gider. Anlayan topluluğa delillerimizi apaçık anlattık. O'dur gökten su indiren. Sonra onunla tomurcuklandırıp yeşertiriz. Sonra ondan yeşillik çıkarırız. Ondan da birbirine bitişmiş, istiflenmiş taneler hurma tomurcuklarından salkımlar, bir bakımdan benzer ve bir bakımdan benzer olmayan üzümlerden, zeytinlerden ve narlardan oluşan bağlar, bahçeler çıkarıp yeşertiriz. Bir, meyve verince bakın onlara, bir de olgunlaşınca. Kuşkusuz bütün bunlarda inanan toplum için deliller vardır.
Develerde, koyunlarda ve ineklerde sizler için bir ibret vardır. Karınlarındaki dışkıyla kan arasından, içenlerin boğazından kayıp giden halis temiz süt içirmekteyiz size. Hurma ağacının ürünleriyle üzümlerden de içecek yaparsınız, güzel rızk elde edersiniz, şüphe yok ki, bunda da akıl eden topluluğa bir delil vardır. Rabbin bal arısına dağlarda, ağaçlarda ve çardak kurulan yerlerde evler kovanlar yapın diye vahyetti. Sonra bütün ürünlerden ye ve gönül alçaklığıyla Rabbinin yollarına git dedi. Onların karınlarından çeşitli renkte şerbet bal çıkar, onda insanlara şifa var. Bunda da düşünen bir topluluk için delil vardır.
Kayıtlı
Hür bir imanın yürüyüşünde bıraktığı izlerdir bu sorumluluklar. her şeyden ve herkesten sorumlu olma, nefes alan soluklanan her şeyden.
                                                                                                                 =velfecr=

velfecr

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 125
  • Allahım,Akidemi,sorunlarımın elinden kurtar.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Allahu Tealanın Varlığı
« Yanıtla #1 : Ekim 05, 2009, 01:53:35 ÖS »
Evet değerli kardeşlerim Onun Allahın,ayetlerinden biri de, sizi topraktan yaratması, sonra insan olarak yer yüzünün her tarafına dağılışınızdır. Onun ayetlerinden biri de, uzlaşıp geçinesiniz diye sizin için kendi cinsinizden eşler yaratmasıdır ve aranıza da sevgi ve şefkat ihsan etmesidir. Şüphe yok ki, bunda düşünen bir topluluk için deliller vardır. Onun delillerinden biri de, göklerin ve yerin yaratılışı ve dillerinizin ve renklerinizin ayrı ayrı oluşudur. Bunda bilinçli olan bir topluluk için deliller vardır. Onun delillerinden biri de, geceleyin uyumanız ve gündüz de Onun fazlından rızk aramanızdır çalışmanızdır. Şüphe yok ki, bunda söz dinleyen bir topluluk için deliller vardır. O'nun ayetlerinden biri de, korkutup, ümitlendiren şimşeği size göstermesidir. Gökten su indirir ve onunla yeri öldükten sonra tekrar diriltir. Bunda akıl eden bir topluluk için deliller vardır. Onun ayetlerinden biri de, onun emriyle göğün ve yerin istikrar bulmasıdır. Sonra sizi yerden sesleyince, siz hemen çıkıvereceksiniz. Allah Tealanın ayet ve delillerine işaret eden Kuranı Kerimin ayetleri çok fazladır. Bu zikrettiklerimiz sadece onlardan birkaç örnektir.
Burada konuyla ilgili birkaç hadisi şerifi de örnek olarak alacağız.
Şeyh Saduk Tevhid kitabında Hz. İmam Aliden (a.s) naklettiği bir hadiste şunları yazıyor.Mevlamız Hz. Emirül Müminin Ali (a.s)a. Rabbini ne ile tanıdın, diye sorduğunda, İmam şöyle cevap verdi. Kastların feshedilip, himmetlerin bozulmasından, ben bir şeye niyet ettiğimde benimle niyet ettiğim şey arasında engel oluşturulduğunu ve bir şeye karar aldığımda kaza ve kaderin benim kararıma ters düştüğünü gördüm ve bundan idare edenin benden başkası olduğunu anladım.
Bir arife.Rabbini ne ile tanıdın, diye sorulduğunda.Nefislerin inkar edemediği, kalplere gelen ilhamlarla cevabını verdi.
Bedevi bir Araba böyle bir soru sorulunca, o Çöldeki devenin tezeği oradan devenin geçtiğine, yerdeki ayak izleri oradan birisinin geçtiğine delalet ederken, şu yıldızlarla dolu gök ve derin dereler sahibi yer, her şeyden haberi olan bilinçli bir yaratıcıya delalet etmez mi cevabını vermiştir.
Kayıtlı
Hür bir imanın yürüyüşünde bıraktığı izlerdir bu sorumluluklar. her şeyden ve herkesten sorumlu olma, nefes alan soluklanan her şeyden.
                                                                                                                 =velfecr=

EbdA

  • Administrator
  • Yazarımız
  • *
  • Puan 16
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 894
    • Profili Görüntüle
Ynt: Allahu Tealanın Varlığı
« Yanıtla #2 : Ekim 05, 2009, 02:20:37 ÖS »
Allah razı olsun kardeşim.
Kayıtlı
Seninle gelmeyecek, dünyaya bel bağlama.
Eğer Allah yar ise, öldüğüne ağlama.

velfecr

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 125
  • Allahım,Akidemi,sorunlarımın elinden kurtar.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Allahu Tealanın Varlığı
« Yanıtla #3 : Ekim 05, 2009, 04:08:26 ÖS »
Eyvallah kardel Aşllah sizlerden de razi olsun.evet Büyük velilerden olan Seyyid Raziyiddin Ebu-l Kasım Ali bin Musa bin Tavus, oğluna yaptığı vasiyetlerinde şöyle yazıyor.Ben, İslam alimlerinin bir çoğununun, Allah Tealanın ve Resulünün kolay kıldığı şeyi, zorlaştırdıklarını gördüm.
Allah Tealanın önceki kitaplarıyla, Kuranı Kerimin, varlıkları yaratan, değişen şeyleri değiştiren ve vakitleri döndüren Allah Tealanın varlığına delalet eden ikazlarla dolu olduklarını görüyoruz.
Bundan başka, efendimiz Hatemül Enbiya Hz. Resulullah ile ondan önce gelip geçen diğer peygamberlerin getirdikleri ilimlerin de ilahi kitaplar doğrultusunda bu gibi ince ikazları içerdiklerini ve bundan doğan görevleri beyan etmekte olduklarını görmekteyiz.
 
Ey kardeş, Kuşkusuz sen, kendiliğinden bilmelisin ki, sen, ne bedenini, ne ruhunu, ne hayatını, ne aklını, ne de senin iraden dışında kalan arzu, durum ve ecel vakitlerini yaratmışsın.
Bunları, babanın ve annenin veya soylarından türediğin büyük babalarının ve büyük annelerinin de yaratmadığını biliyorsun. Çünkü sen onların böyle şeylerden aciz ve bu gibi makamlardan aşağıda olduklarını kesin olarak biliyorsun. Eğer onların bu gibi şeylere güçleri yetseydi, onlarla arzuları arasında bir engel oluşturulamaz ve ölüp gitmezlerdi.
Görüyorsun ki, bütün bu işleri yapan ve bu varlıkları yaratan, değişen varlıkların imkan ve eksikliklerinden beri olan Vahidi Ehed bir yaratıcının var olduğuna inanmaktan başka bir çıkar yol kalmıyor. Sana düşen görev ise ancak, o yaratıcının sıfatlarını tanımak, bilmektir.
Bütün aklı selimlerin ve bozulmamış düşüncelerin bir yaratıcının varlığını tasdik ettiklerinden dolayıdır ki, hep birlikte bu konuda birleşmişler. Ancak onun ne olduğu, zatını oluşturan hakikatin ve sıfatlarının ne ve nasıl olduğu konusunda görüş ve yol ayrılığına düşmüşlerdir.
selam ve dua ile..
Kayıtlı
Hür bir imanın yürüyüşünde bıraktığı izlerdir bu sorumluluklar. her şeyden ve herkesten sorumlu olma, nefes alan soluklanan her şeyden.
                                                                                                                 =velfecr=

velfecr

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 125
  • Allahım,Akidemi,sorunlarımın elinden kurtar.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Allahu Tealanın Varlığı
« Yanıtla #4 : Ekim 08, 2009, 09:53:31 ÖÖ »
Allah sizlerden de razi olsun kardeşlerim.evet Yine O demiştir ki. Ben, Allah Tealanın benim varlığımın bütününde, akıl sahibi olan kimselerin akıllarının kavradığı hikmetler koyduğunu gördüm.
Allah Teala beni, cevherlerden tözlerden, arazlardan ilineklerden, madde ötesi olan akıldan, nefis ve ruhtan yaratmıştır. Eğer lisanı hal ile benim varlığımı oluşturan cevherlere, benim yaratılışımda ve oluşumda onların bir payı olup olmadığını sorsan, onların kendilerinin acizliklerine, zayıflıklarına şehadet ettiklerini ve kendilerinin de muhtaç olduklarını itiraf ettiklerini görürsün.
Eğer onların güçleri olsaydı, olaylara maruz kalarak değişmelere hedef olmazlardı.
Böylece onların, bu gibi tedbirlerde bir payları olmadığını itiraf ederek, kendilerinde bulunan bileşimin niteliğinden, onları oluşturan unsurların sayısından, miktarından ve hangi tür unsurlar olduklarından haberleri olmadıklarını belirttiklerini görüyoruz.
Eğer lisanı hal ile aynı soruyu arazlara ilineklere yöneltsek, onların. Bizler cevherlerden daha zayıfız, çünkü biz onlara bağımlı ve muhtaç olan şeyleriz. O halde biz onlardan daha zayıf ve muhtaç varlıklarız dediklerini görürüz.
Eğer lisanı hal ile aklıma, nefsime ve ruhuma aynı soruyu yöneltsem, onların da hep birlikte, Sen biliyorsun ki, bizlerin bazısı ölüm, bazısı unutkanlık, bazısı da çeşitli zilletlere düşerek zayıflarız. Yine bizler, bizleri istediği şekilde eksiklikten kemale, kemalden eksikliğe doğru değiştiren ayrı bir varlığın kontrol ve emri altındayız. O bizleri, zaman süreci içerisinde istediği şekilde halden hale çevirip değiştirmektedir. O halde yaratma işi bizim de işimiz değildir,dediklerini görürsün.
Lisanı hal ile durumun bundan ibaret olduğunu, bütün varlıklardaki cevherlerin tözlerin, arazların ilineklerin akıl, ruh ve nefislerin aynı ayarda olduklarını gördüğün zaman, hepimizin acizlik, ihtiyaç, değişme, yıpranma gibi hallerimizden uzak olan bir var edenimizin ve yaratıcımızın olduğunu ve eğer onda da herhangi bir eksiklik ve yokluk olsaydı, onun da bizim gibi başka birine muhtaç olacağını tam manasıyla kavrayıp anlarsın.
Kayıtlı
Hür bir imanın yürüyüşünde bıraktığı izlerdir bu sorumluluklar. her şeyden ve herkesten sorumlu olma, nefes alan soluklanan her şeyden.
                                                                                                                 =velfecr=

Bera Ramazan

  • Admin
  • Paylaşımcı Üyemiz
  • *
  • Puan 11
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 278
    • Profili Görüntüle
Ynt: Allahu Tealanın Varlığı
« Yanıtla #5 : Ekim 08, 2009, 12:25:29 ÖS »
Alıntı
Bizler cevherlerden daha zayıfız, çünkü biz onlara bağımlı ve muhtaç olan şeyleriz. O halde biz onlardan daha zayıf ve muhtaç varlıklarız dediklerini görürüz.

Eline sağlık kardeşimm
Kayıtlı
Ekletiyi indirmek artık ücretsiz! Bunun için mesaj yazmak zorunda değilsiniz.
For download the attachment only you must be register this forum :)

velfecr

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 125
  • Allahım,Akidemi,sorunlarımın elinden kurtar.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Allahu Tealanın Varlığı
« Yanıtla #6 : Ekim 08, 2009, 09:26:23 ÖS »
Eyvallah kardel Allah sizlerden de razi olsun,Şeyh Saduk (r.) Tevhid kitabında kendi senediyle Hz. İmam Rıza (a.s)dan naklettiği bir rivayette şunları yazıyor. Birisi İmam Rıza (a.s)ın yanına gelerek,Ey Resulullah (s.a.a)in oğlu, Alemin hadis yaratılmış olduğuna delil nedir,diye sordu.
Hz. Rıza (a.s) ona şu cevabı verdi, Sen yoktun sonra varoldun. Biliyorsun ki, sen, kendini var etmemişsin. Senin gibi olan birisi de seni var etmemiştir.
Yani, kendisinin hadis olduğunu bizzat yaşayan insan, alemin tümünde de aynı durumun söz konusu olduğunun farkında olur. Çünkü o alemin bir parçası olduğuna göre, alemle aynı hakikat ve aynı tözü paylaşmaktadır. Aynı töz ve hakikati paylaşan şeylerin hükmü ayrı olamaz. O halde alemin tümü de hadistir.
Şeyh Saduk daha sonra adı geçen kitabında şunları yazıyor,Alemin hadis olduğuna bir delil de şudur,Biz kendimizin ve alemde bulunan diğer cisimlerin çoğalma veya eksilme gibi durumlardan ayrılmadıklarını, onların yaratılma ve yönetilme cereyanına maruz kalarak çeşitli şekil ve hallere dönüştüklerini görmekteyiz.
Şunu da açıkça bilmekteyiz ki, onları ne bizim kendimiz yaratmışız ve yaratmaktayız, ne de bizim cinsimizden olup, bizim gibi sıfatlara sahip olan ayrı bir şey yaratmış ve yaratmaktadır.
Hiçbir akıl, değişiklik ve dönüşümden kurtulamayan bir varlığın ebedi ve ezeli olabileceğini kabul etmez. Hiçbir hayal de böyle bir düşünceye kapılamaz. Öte yandan müşahede ettiğiniz böyle yüce düzen, tedbir ve üstün yapıya sahip olan bir alemin bir yaratanı ve düzenleyeni olmadan kendiliğinden meydana gelebileceğini de hiç kimsenin aklı tasavvur edemez.
Eğer alemin, sahip olduğu bu düzeni, bazısının bazısına olan bağlılığı ve bazısının bazısına olan ihtiyaçlarıyla birlikte bir yaratıcısı, bir var edeni ve düzenleyeni olmadan meydana gelmesi mümkünse, ondan daha az düzen ve nizama sahip olan bir şeyin böylece meydana gelebilmesi herhalde daha olanaklı olurdu.
Bu durumda, bir yazarı olmadan yüce araştırmaları içeren büyük bir ilmi eserin kendiliğinden yazılıp meydana gelmesi, bir ustası olmadan mükemmel bir evin kendiliğinden düzenlenip var olması, bir ressamı olmadan şahane güzelliğe sahip bir tablonun kendililiğinden çizilip oluşması ve bir mühendis ve ustası olmadan en üstün düzen ve nizamla yapılmış olan bir geminin kendiliğinden oluşması, pekala mümkün sayılırdı.
Böyle bir şeyi kabul etmek, selim akıl ve doğru düşünce yolundan çıkmak olduğuna göre, akılları hayran bırakan daha üstün düzen ve daha ince güzelliklere sahip olan bu alemin kendiliğinden var olduğunu söylemek de öyledir. Hatta böylesi bir düzenle hareket eden yıldızları, belirli bir düzenle doğup batan, düzenli hareket ederek vakitleri, mevsimleri meydana getiren, güneşi, ayı olan, ağaçları ve bitkileri aklı hayran bırakan çeşitliliğe sahip olup, ihtiyaç duyulan çeşitli ürünlerini kendi vakitlerinde üreten, kısacası sonsuz derecede üstün bir düzene sahip olan böyle bir alemin kendiliğinden var olduğunu söylemek ondan daha büyük bir safsata, daha açık bir inatçılıktır.
selam ve dua ile...
Kayıtlı
Hür bir imanın yürüyüşünde bıraktığı izlerdir bu sorumluluklar. her şeyden ve herkesten sorumlu olma, nefes alan soluklanan her şeyden.
                                                                                                                 =velfecr=

velfecr

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 125
  • Allahım,Akidemi,sorunlarımın elinden kurtar.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Allahu Tealanın Varlığı
« Yanıtla #7 : Ekim 12, 2009, 11:38:37 ÖÖ »
Gerçekte Allah Tealanın varlığına inanmak, doğuştan insanların fıtratında vardır. İşte bunun için insanların, zor ve korkunç durumlarla karşılaştıklarında farkında olmadan kendi fıtratları yaratılıştan olan içgüdüleri, gereği sebeplere sebeplilik veren ve zorlukları kolaylaştıran Allah Tealaya yönelip sığındıklarını görüyoruz.
Kuranı Kerimin şu ayetleri de buna tanıklık etmektedir,Eğer onlara, Gökleri ve yeri kim yaratmıştır, diye sorsan, mutlaka Allah derler. De ki, Bütün övgüler Allaha mahsustur. Fakat onların çoğu bunun bilincinde değillerdir.De ki, Eğer gerçekten ciddi iseniz Size Allahın azabı gelir veya başınıza kıyamet koparsa, Allahtan başkasını mı çağırır ondan başkasına mı dua edersiniz, Hayır yalnızca Onu çağırırsınız. O da isterse ona çağırdığınız şeyi belayı sizden alır ve şirk koştuğunuz şeyleri unutup gidersiniz.
İmam Hasan El Askerinin (a.s) tefsirinde şöyle yazıyor, Adamın biri İmam Sadık (a.s)a Allahı sorunca, İmam (a.s) ona,Hiç şimdiye kadar gemiye bindin mi,diye sordu.
O adam,Evet dedi.
İmam (a.s) Seni kurtarabilecek başka bir geminin veya bir yüzücünün bulunmadığı bir yerde geminiz bozulduğu oldu mu hiç,dedi.
O adam, Evet olmuştur dedi.
İmam (a.s) Acaba o zaman kalbine seni bu tehlikeli anında boğulmaktan kurtarabilecek bir şeyin olduğuna dair bir düşünce geldi mi,diye sordu.
O şahıs,Evet geldi cevabını verdi.
Bunun üzerine, İmam Sadık (a.s) ona şöyle buyurdu, İşte hiçbir kurtarıcının bulunmadığı yerde kurtarmaya kudreti olan ve bir feryada yetişenin bulunmadığı yerde feryada koşan şey Allah Teala'dır.
Yine Şeyh Sadukun kendi senediyle Zürarenin aracılığıyla İmam Muhammed Bakır (a.s)dan naklettiği bir hadiste, İmam (a.s) şöyle buyuruyor,Hz. Resulullah (s.a.a) buyurdu ki,Her çocuğun fıtrat üzere doğduğunun anlamı, Allah Tealanın onun yaratıcısı olduğu marifeti bilinci üzere doğmasıdır. İşte Allah Tealanın Eğer onlara ,Gökleri ve yeri kim yaratmıştır, diye sorsan, mutlaka Allahtır derler,ayetinin anlamı da budur.
Bir marifet ve tevhid ehlinden Allahın varlığına delil istenince, O, Sabah gündüz bizi lamba ihtiyacından kurtarmıştır cevabını vermiştir.
Bir marifet ehli şair de şiirinde konuyu şöyle dile getirmiştir.
O ne kadar cahil birisi ki, nur saçan güneşi, çölde kandil ışığıyla aramaktadır.
Ey aklı bağışlayan Allah bütün övgüler sana mahsustur
Bütün amaçlar senin huzuruna varır,
Ey nurunun şiddetinden gizli kalan,
Ey zahir olduğu halde batın, batın olduğu halde zahir olan,
Yüzünün nuruyla her şey aydınlanmıştır,
Yüzünün nuru karşısında ondan gayri her şey gölgedir.
Bu yüzden de basiret gözü açık olanlar için Allahın varlığına delil gerekmez, hatta durum tam aksinedir. Yani, Allah Teala her şeye delil ve kanıt olup, her şeyi var edip gösterendir. Onun nurundan bir pay almayan şey, yokluk karanlığında yok olup gider ve ondan hiçbir haber olmaz. Bu yüzdendir ki, İmam Hüseyin (a.s) Arafe günü okuduğu Arafat duasında Allah Tealaya şöyle hitap ediyor.
Ey Allahım Kendi varlığında sana muhtaç olan bir şeyle nasıl senin varlığına delil getirebiliriz.
Hiç senden başkasının, senin için olmayan bir açıklığı ve zuhuru olabilir mi ki, o sana açıklık getirebilsin
Sen ne zaman gaip oldun ki, eserler sana delalet edecek bir delil olsun, Seni görmeyen göz kördür, Oysa sen devamlı olarak onu gözetiyorsun, Ve senin sevginden aşkından bir pay verilmeyen kulun muamelesi hüsrana uğramıştır.
Kayıtlı
Hür bir imanın yürüyüşünde bıraktığı izlerdir bu sorumluluklar. her şeyden ve herkesten sorumlu olma, nefes alan soluklanan her şeyden.
                                                                                                                 =velfecr=

ßy €@gl€

  • Yazarımız
  • *
  • Puan 9
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 888
  • Selamun Aleykum, Hoşgeldiniz.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Allahu Tealanın Varlığı
« Yanıtla #8 : Ekim 31, 2009, 04:53:31 ÖS »
Kayıtlı
<a href="http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf" target="_blank" class="new_win">http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf</a>

вgℓαѕєѕ

  • Aktif Üyemiz
  • *
  • Puan 6
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 135
  • Selamun Aleykum, Hoşgeldiniz.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Allahu Tealanın Varlığı
« Yanıtla #9 : Ocak 05, 2010, 09:45:05 ÖÖ »
Ellerine sağlık kardeş çok güzel olmuş... :) :)
Kayıtlı

ßy €@gl€

  • Yazarımız
  • *
  • Puan 9
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • Toplam İleti: 888
  • Selamun Aleykum, Hoşgeldiniz.
    • Profili Görüntüle
Ynt: Allahu Tealanın Varlığı
« Yanıtla #10 : Ocak 29, 2010, 01:49:14 ÖS »
Alıntı
Bizler cevherlerden daha zayıfız, çünkü biz onlara bağımlı ve muhtaç olan şeyleriz. O halde biz onlardan daha zayıf ve muhtaç varlıklarız dediklerini görürüz.

Eline sağlık kardeşimm
Kayıtlı
<a href="http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf" target="_blank" class="new_win">http://img684.imageshack.us/img684/5574/ygl.swf</a>